• Huzursuzluk! Nasıl anlatsam
    Issız bir yerde vurulmuş ve ölmekte olan bir adam
    Kan kaybından ölen, saatleri kalmış bir adam düşündüm
    Herhalde bu huzursuzluğu ancak böyle bir adam yaşayabilirdi
    Söylenmemiş sözler, gerçekleşmemiş ve gerçekleşmeyecek hayaller
    Yağmur yağıyor ve eline bulaşan kan daha akışkan bir hal oluyor
    Suratına sürüyor adam kanlı ellerini sızlanarak
    Son yağmurunda
    Ve yağmurun sesi her şeye rağmen güzel, umut vadediyor
    Kırılma noktası bu daha bir kederli şu anda
    Sigarayı bırakacaktı oysa bu adam
    Değişmek istiyordu ve değişecekti de
    Fakat onu vurdular belki bir orman yolunda
    Vurdular onu ve ölüme terk ettiler
    Henüz elini tutamadığı sevgilisi var onun
    Öpülmemiş dudaklar ve koklanmamış saçlar
    Babasıyla yaptığı konuşmalar geçiyor aklından
    Annesinin öpüşü sonra çocukluk yılları
    Kardeşlerini son görüşü
    Bir bir aklından geçiyor adamın son yağmurunda
    Bağırası var fakat güçten düşmüş
    Kimsecikler yok ona yardım edecek
    Yağmurun sesinden başka
    Issız bir yerde vurulmuş ve ölmekte olan bir adam
    Huzursuzluk! Nasıl anlatsam
    Yarım kalan çok şey var ve yarım kalacak
    Ölmek değil ki bu adamın derdi
    Geride bırakmak onu bekleyen onca şeyi
    Üstelik çok yaklaştığını hissederken almaya
    Ölümüne saatler kalmış oysa
  • 215 syf.
    ·10/10
    Sigarayı bırakmak adına kusursuz bir kitap yazılacak ise; gerek ikna ile olsun, gerek tercihi okura bırakmak olsun, gerekse diğer tüm tercihler olsun her konuda birinci sınıf bir kitap yazmış yazar. Önceleri okuduğunuzu önemsemiyorsunuz. "Bu söylediklerini daha önce çok duydum" diyorsunuz. Kitabın yüzüncü sayfasına kadar öyle dedim. Spmrs5 bir sigara yaktım, yarısına kadar içebildim. Sanırım bilinçaltıma işledi. Sonra 200. Sayfa da yaktım içemedim attım. Ardından son sayfada yazarın önerisi ile bir tane daha yaktım. Zorla içtim son sigaramı. Uğraşa uğraşa, iğrene iğrene. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Size hiç ve enerji veriyor. 10/10 herkese önereceğim.heekesin bırakabilmesi dileğiyle.
  • "Canım hâla sigara istiyor." O zaman aptalsınız. "Sigarayı bırakmak istiyorum." dedikten sonra nasıl "Bir sigara içmek istiyorum" dersiniz?
  • 416 syf.
    ·7 günde·Beğendi·9/10
    Stephen King'in yıllar sonra yeniden yayımlanan kitaplarından "Hayaletin Garip Huyları". Kitapta birbirinden ürkütücü ve çoğu beyazperdeye uyarlanmış 20 hikâye yer alıyor. Bu bakımdan oldukça doyurucu bir eser diyebiliriz.

    Yazarın kısa hikâyelerden oluşan diğer yapıtları gibi "Hayaletin Garip Huyları"nda da en vurucu öykü yine ilk sırada yer alıyor. Korkutucu, esrarengiz ve okudukça insanı huylandıran gotik bir hikâye: Jerusalem's Lot. Lovecraft etkisinin yoğun olarak hissedildiği hikâye 1850 yılında, terkedilmiş lânetli bir köyde geçiyor.

    Karanlık dehlizlerde mutasyona uğramış yarasalar, 1 metrelik dev sıçanlar karşınıza çıkabilir. Captain Trips virüsü yüzünden (Mahşer'e bir selam) deniz kenarında diri diri yakılan bir adam, uzayın derinliklerine hatta Venüs'e yolculuk eden astronotlar ve neden olduğu geri alınamaz tahribat, parmaklardan başka bir boyuta açılan ve en az parmakların sahibi kadar canlı ve yabancı gözler sizi rahatsız edebilir.

    Bir çamaşır makinesi gerçekten bir çamaşır makinesi midir diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Canavar isimli hikâyeyi okuduktan sonra düşünebilirsiniz. Ya da çocuğunuz "dolabın içinde öcü var" diye ağladığında onu ne kadar ciddiye alırsınız? Veya oyuncak askerler ne kadar oyuncaktır ve ne kadar zararsızdır? Bir tır garajındaki kamyonların delirmişcesine etrafa saldırdığını gördüğünüzde kendinizden mi şüphe ederdiniz yoksa kamyonlardan mı?

    Kitaba adını veren "Hayaletin Garip Huyları" ise bir solukta okunan ve her satırında Stephen King'in "İşte ben buradayım!" diye haykırdığı bir hikâye: Genç bir öğretmen olan Jim Norman'ın yeni okulunda, peşine takılan henüz 9 yaşındayken geçirdiği büyük travma ve bunun neticesinde gelişen olaylar bir roman tadında anlatılıyor. Hikâyedeki kötü çocuklar David Garcia, Robert Lawson ve Vincent Corey sanki O'daki Henry Bowers, Geğirti Huggins ve Victor Cris'in henüz yazar tarafından hayat verilmeden önce kafasında oluşturduğu taslakları gibi. Ve yalnızca sınıfın ortasına çizilen Pentagram Yıldızı ve etkileri için bile okunabilecek bir hikâye.

    Çıkıntı isimli hikâyede Stan Norris'in bir gökdelenin kırk üçüncü katından düşmemek için verdiği mücadeleye tanıklık ediyoruz. Ve bu kadar yüksekte güvercinlerin bile tüm masumiyetini kaybedip nasıl birer ölüm makinesine dönüşebildiğini görüyoruz.

    Bir sigara tiryakisi için sigarayı bırakmak ne kadar önemli, ne kadar zor veya ne kadar kolaydır? Kendi iradesi insanın sigarayı bırakması için yeterli midir? "Sigaranın size ve sevdiklerinize zararları" üzerine harika bir hikâye "Bırakanlar Şirketi".

    Mısırın Çocukları isimli öyküde ise Gatlin kasabasındaki çocukların, şeytanî bir tarikat mensubuymuşcasına işledikleri korkunç cinayetler anlatılıyor. Bu hikâye de Mısır Tarlası Çocukları adıyla sinemaya uyarlanmıştı.

    "Son Bir Kadeh", yoğun kar yağışı altında mahsur kalan bir adamın, eşi ve 7 yaşındaki kızını arabada bırakıp yardım aramaya çıktığı ve Jerusalem's Lot kasabasının kötü huylu ve kötü niyetli ruhuyla tanışmasına tanıklık ettiğimiz ilgi çekici bir hikâye.

    King'in uzun soluklu romanlarını, hikâyelere nazaran daha severek okuyup tercihimi romanlardan yana kullanmama rağmen; hem seçilen öyküler, hem akıcılık hem de öykülerin ürkütücülüğü açısından oldukça başarılı bulduğum bir yapıt. Sadık okuyucuların yanı sıra hikâye severlerin de büyük bir keyifle okuyacağı güzellikte bir kitap "Hayaletin Garip Huyları".
  • Her gün bir paket sigarayı çöp tenekesine atmaktansa, her hafta bir kitabı rafa koyarak, torunlarına kadar devam edecek bir miras bırakmak ne güzel, değil mi?