• 224 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Nazım Hikmet namı diyar "Mavi Gözlü Dev"

    "O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Kadının hayali minnacık bir evdi,
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan bir ev."

    Bu şiiri kitapta yer almasa da yazarı tanımlamada çokça kullanılan bir şiir. Aynı zamanda beyazperdeye ilham kaynağı olmuştur.

    Edebî kişiliğinin yanında çapkınlığı ile bilinen Nazım, bu eserini sağlığında derlemiş fakat basımı ölümünden sonra gerçekleşmiştir. Eser şiirselleştirilmiş mektuplardan, hapisteki gözlemlerinden ve Piraye'nin mektuplarından oluşmaktadır. Nazim'ın hayatının, yaşama dair bakış acısının, kadınlara verilen haklara ve kadının sürekli ikinci plana atılmasına değinmiştir. Kadını unutmadı ve unutturmadı. Anadoluda gözlemlediği kadın profilini Nazım bu dizelerle anlatmıştır.

    "....Korkunç ve mübarek elleri
    Ince küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
    anamız, avradımız, yarimiz,
    ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen

    ve sofradaki yeri
    öküzümüzden sonra gelen
    ve dağlara kaçırıp, uğrunda hapis yattığımız
    ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki,
    ve karasabana koşulan
    ve ağıllarda
    Isiltısında yere saplı bıçakların
    Oynak ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

    kadınlar
    bizim kadınlarımız..."

    Kadınların toplumdaki yerini yaşantısını anlatırken "sanki hiç yaşamamış gibi ölen" dizesi, kadın açısından tüm zamanları tanımlıyor. Bunun gibi kadınlara yönelik bir çok şiirini görebiliriz.

    Piraye Nazım'a yazdığı mektupların siirsellestirilmesini istememistir. Nazım bunun üzerine Ayşe'den hapisteki eşi Halil'e yazılan mektuplar şeklinde siirsellestirip yayınlamıştır. Hapiste yatan birine verdiği gücün yanında, edebî değerlerine dikkat çekmiştir. Mektuplarda Ayşe küçük kızı Leyla ile yaşadığı evi, komşularını, yanan evleri, gözemlerini anlatır. Yıllar içinde Ayşe'nin ruh hali değişir, hatıralar aklına gelir yaşlanıyor hissine kapılır. Ayse'nin mektubundan;

    "Her kadın saçmadır sevdiği zaman
    bırak da içimden seveyim seni
    açığa vurmadan."

    Diğer bir yönü Nazım bütün hayatını büyük bir coşku ve ciddiyetle yaşamış bir adamadır. Şiirleri ile ciddiyet ile yaşadığı hayatını ciddiyetle yazdığı şiirleriyle aktarmıştır dünyaya. Yaşama Dair'de de dediği gibi:

    "Yaşamak şakaya gelmez,
    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
    bir sincap gibi meselâ,
    yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey
    beklemeden
    yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
    Yaşamayı ciddiye alacaksın,"

    Bu ölümsüz şiiri Genco Erkal- Fazıl Say'dan dinlemek bambaşka bir tad.

    https://youtu.be/SEbsNaWA7-I

    Nazım insanlığa bakışı ve dünyanın neresinde olursa olsun, yaşanan zulüm, baskı, iktidar zorbalıkları ve katliamları kendi yaşamış gibi hissetmiş, karşı çıkmış ve bunu devrimci kişiliği ile kült bir ruha çevirip yansıtmıştır.

    Sergilediği cesareti ile yasamak zorunda kaldığı hapislik hayatını, ömründen geçen her günün kendisine ve yakınlarına olan yansımalarını şiirinde konu edinmiş ve;

    "Kardeşlerim, bu ne biçim iş,
    şu dokuz yıldır eli elime değmeden,
    ben burda ihtiyarladım,
    o orda."

    Hapiste geçirdiği günleri, yaşadığı haksızlığı "Ben içeri düştüğümden beri" diyerek akan giden zamanın değiştirdiği hayatları anlatmıştır. Yine Fazıl Say ve Genco Erkal yorumu ile bu eser ilgiyi daha fazla üzerine almıştır.

    https://youtu.be/0Mq9Ri8CjMg

    Işte böyle hayatını satırları ile bize yansıtan koca bir çınardır Nazım Hikmet. Onun şiirlerini, hayata bakışını burda bir incelemeye sığdırmak mümkün değil. Zira yazar "Zafer aşkın ve hayatındır" derken dolu dolu hayatını hissettirir.

    "Yatar Bursa Kalesinde" yazarın hayatının harmanlandığı bir eser. Şiir severler için mutlaka okunması gereken bir yapıt. Mükemmel bir Türkçe, asil bir anlatimı ile Romantik Devrimci şairdir. Ayrıca Tahir ile Zühre, Hoş geldin, Yaşama Dair, Ölçü... gibi bir çok tanımış şiirleri bu eserdedir.

    Nazım okuyan kötü olabilir mi hiç. Tanımadığı tüm insanlar için onlarla yaşıyorcasına acı çeken Nazım'ı okumak için kominist olmaya gerek yok insan olmak yeterli.

    (Not: kadın hakları ile bildiğimiz Nazım, hayatında olan kadınları ki bu kadınlar eşleri bile olsa kendi aşkları için hiçe sayan biriydi. Aşk için egoist olduğu aşikardır. Tüm bunlara rağmen şiirlerinde aşkı hissetirmekten öteye geçtiği için ramantik şairdir.)

    Keyifli okumalar!