• *Adının anlamı dünyayı kucaklasa,taşta büyümezdi Barış ..!

    Sevgili Güzel Gözlüm,Yüreğimdeki Dinmeyen Sızım ,Kalp Ağrım...

    Mektubun yüreğime ulaştı ancak yazacak takati bulamadım kendimde.Göndermiş olduğun tüm mektupları yüreğimin en özel yerinde biriktirdim.Ahh...Barış ,masum kalbim benim.Boğazımda sıralanmış yutkunuşlar bırakmıyor peşimi, murekkepler yüreğimi kurutuyor.Kelimeleri birleştirip cümle haline getiremiyorum bir türlü.Öyle bir kavruldu ki yüreğim ağıt mi ,sükut mu tarif edemiyorum.Sana sımsıkı sarılasım ,
    hıçkırıklarla ağlayasım var.Öğrettiğim hersey doğru inan bana ne olursun.Gördüğün tüm yanlışlar, minik yüreğinin doğrularını asla şaşırtmasın lütfen.Senin dogrularinin üzerine oturup ezip geçmesin.Gökyüzünü çok az gördüğünden bahsetmissin.Barış ,senin içinin gökyüzü o kadar geniş ki ben dışarda olmama rağmen,yeryüzü tum genisligine rağmen daraldım,boğuldum.Nefes alamıyorum.Hayatı senin güzel gönlünün yesilinde,mavisinde yaşamak çok daha güzeldi be Barış.Dışarısı karanlık ,merhametsiz yureklerle dolup taşmış.Penceresiz kaldım burada.Sen ne olur kalbinin pencerelerini hep açık tut.Işık sacmaya ,tebessüm dağıtmaya devam et.

    Seni çok özledim be Barış.Elimden gelse senin o minik yüreğinin zerre incinmesini ister miyim ? Defalarca incinirim,incitmem yine de seni.Zaten yanında bulunduğum süre boyunca etrafimizdaki bozulmusluga ,kokusmusluga rağmen; gönlüne en ufak bir lekenin degmemesi için cabalayisim,canımı dişime katisim,kendimi siper edisim hep bu yüzdendi.Senin için be Barış.Sen ne olur gönlünü sıkı sıkıya kilitle,gözünü kulağını kapat ;yalanın ,iftiranin ,ziftin her türlüsüne.Yüreğine, kararmış gönüllerin tek bir tozunun bile buluşmasına izin verme lütfen.

    Bazı insanların kaderine 'keder' düşmüş.Sen demir parmaklıklar arasında ,soğuk duvarlarda bile hayatı rengarenk boyamayı başarmışsın be Barış.Senin gokyuzun çok daha güzel.Masmavi,katisiksiz,saf,duru...Hayatı senin kalbinin renginde seyretmeyi o kadar çok isterdim ki.Orada yaşamak,bağrına yaslanmak...Senin içinde esen rüzgar incitmiyor tenini,okşuyor adeta saçlarını.İşte orada rengarenk uçurtmalar kedersizce ,korkusuzca ucurulabilir Barış.Uçur Barış yüreğinin ekranını kirletme sakın lütfen.Senin masum bakışın ezdi geçti beni.Gozyaslarim kendiliğinden akıyor be Barış.Uçurtmalar uçsun ben de senin o tertemiz gönlüne sımsıkı tutunayim çek beni de,kurtar beni dibe dusmuslugumden
    ,hatalarımdan ,
    vurdumduymazligimdan,
    merhametsizligimden ...
    Ucurtmanin ipine takıp savur beni de ne olursun.Belki o zaman silkenirim,kendime gelirim biraz.İnsan caresizlikler,acılar,zulumler ve bu zulumler karşısında kayıtsız kalan had bilmezleri görünce yaşamaya utanıyor be Barış.Inanır misin kalbim atmaya utanıyor.Sen demir parmaklıklar arkasından dünyaya baktıkça varsın atmasın dünyanın kalbi.Varsın,gerçekten kör olsun goremesin kimse.Hayat güzelliklerini çeksin pis gonullerden...

    Hani bir yazar demiş ya ;
    "Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kiminin ruhu,kiminin beyni ve çoğunun bir kalbi yok" diye yok be Barış kalpsizlerin senin o ışıldayan yüreğini acımasızca gommesinden,parlayan ışığını sondurmesinden o kadar korkuyorum ki .Sen içinin gökyüzünün pencerelerini hiç kapatma lütfen.Essin rüzgarlar.Uçsun uçurtmalar.Kimse dokunamaz orada.Kimse vuramaz özgürce ucabilir kuşun kanadında.Senin yüreğinde tutsakliga yer yok.En güvenilir sığınak orası.Bırak tebessümler savursun,rüzgarlar özgürce .Yüreğine tel örgülerin örülmesine izin verme...Tel örgüler kanatır,acıtır,hüzne boğar.Calmasinlar rengini gökyüzünden.Calmasinlar ictenligini,
    samimiyetini,masumiyetini.Senin gözünden yanağına süzülen tek bir damla gözyaşı var ya beni yakar be Barış.Su yakar mı inci deme sakın.Öyle bir yaktı ki yandım,köz oldum ..!

    Not:Hissiyatimi bu şekilde dillendirmek istedim .
  • Dost
    Bu eli sıkı tut
  • Hadi yüreğim ha gayret
    Hele sıkı dur hele sabret
    Başını eğme dik tut
    Bu bir rüyaydı farz et🎼🎵🎶
  • Hadi yüreğim ha gayret
    Hele sıkı dur hele sabret
    Başını eyme dik tut
    Bu bi rüyaydı farzet
    🎶🎶
  • Ustam!
    Aklım firarda.
    Gözbebeklerim de müebbet hüzün,
    Dilimde ay kesiği bir yara,
    Düşüm kırık dökük,
    Umudumun boynu bükük,
    Bir öksüzün omuzlarında sukut.
    Yüreğim sana emanet sıkı tut.
    Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
    Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

    Ustam,
    Ne zaman o senin bildiğin zaman,
    Ne sevda gördüğün masallardaki.
    Eskiden,
    Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
    Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
    Mendillere yazılırdı isimler,
    Yüreklere kazılırdı gizlice.
    Sevdalılar asil ve de yürekli
    Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
    Oysa şimdi;
    Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
    Meşru sevdalardan,
    Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
    Günahkar gecelerden.

    Beni herkes sevdaya asi sanır,
    Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
    Hasret tanır,
    Zulüm tanır,
    Ölüm tanır,
    Yüzüm yüzümden utanır.

    Yorgunum ustam;
    Ne katıksız somun isterim senden,
    Ne bir tas su,
    Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
    Var gücünle asıl sükunetime,
    Çığlığım kopsun,
    Uzat ellerini güneşe dokun,
    Uyandır uykusundan,
    Tut yüreğimden ustam tut,
    Tut beni, sür güne…

    ~Serkan Uçar

    https://www.youtube.com/watch?v=5hnbe1-TwhQ
    ~Tuncel Kurtiz