• HUKUK VE POLİSLİK OKUMANIN NEDENLERİ
    1959 rejimi yani Zürih ve Londra anlaşmalarıyla ortaya çıkan ve Kıbrıs halkının yüzde 70 Rum, yüzde 30 Türk temsilciler tarafından idare edilmesini federal sınırlar tespit edilmemekle birlikte her iki tarafın da kendi cemaat meclislerinin kurulmasına, Makarios idaresi fevkalade tepki göstermeye başladı. Bu anayasanın işletilmez ve Kıbrıs halkının haklarını köstekleyici bir oyun olduğunu ileri sürüyorlardı. Türk Cemaati Meclisi Başkanı Rauf Denktaş İngiltere’de hukuk okuyan parlak bir hukukçuydu. İngiliz yönetimi boyunca iktisadi gücü ticaret ve sanayiye değil daha çok imparatorluktan kalma toprak sahipliğine dayanan ve adada da dağınık olarak yasayan Türk cemaatinin gençlerinin hukuk dalında ve polislikte okuyarak idarede söz sahibi olması dikkat çekicidir. Nitekim Makarios’un ikna edilemeyeceği anlaşıldı ve çift coğrafyalı değil ama çifte statülü cumhuriyetin 1960’larda EOKA hareketi ve buna karşı artık silahlı direnişe geçmeye başlayan Türkler arasında karanlık günlere gittiği görüldü. Türkiye o vakte kadar Kıbrıs Türklerinin sadece okullaşma ve yayınlarına yardım ediyordu. Giden güçlü eğitmenler ve milli eğitimin desteğiyle Kıbrıslıların iyi yetiştikleri ve kültürlerini korudukları açıktır.

    MAKARİOS’UN PLANINA ANGLOSAKSON TEPKİSİ

     1960’tan sonra kaçınılmaz olarak askeri destek de işin içine girdi. 10 yıl kadar süren bu dönemde Kıbrıs halkının yer yer daha çok kuzeydeki belirli merkezlerde toplanmaya başladığı görülüyor ama nüfusun dağınıklığı henüz devam ediyordu. Bir Kıbrıslı olan Albay Girivas’ın EOKA’sı ve barışın teminatını sağlayan taraflardan biri olan Yunan tümeninin birlikte hareketiyle Kasım 1967’de ada kana bulandı. Daha evvel 1964’te Limasol, Baf ve Gaziveren’deki bu tip saldırılar Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kurulması ve 9 Ağustos günü Türk jetlerinin müdahalesiyle bastırılmıştı. Bu kısmi müdahale ancak 1972’ye kadar etkisini duyurabilmiştir. Sorun çözülemedi, 1967’de gelen Yunan cuntasına bağlanan grup ve EOKA ayrı bir politika takip etmeye başladı. Makarios ise üçüncü dünya liderlerinin ekserisinin politikasını tekrarladı. Gayelerinin gerçekleşmesi için Sovyet Rusya’ya yanaştı. Bu politika onun durumunu Anglosakson dünyanın nezdinde sarstı. Kıbrıs çıkarması sırasında Kıbrıs Rumları ve Yunanistan’daki çevreler Kıbrıs Türklüğüne ve Türkiye’ye aşırı bir Amerikan ve hatta İsrail desteğinden söz ederler. Amerika’nın 1964’teki tutumunu terk ettiği açıktır. Johnson mektubu Türkiye’de birleşik cepheyle karşılaştı. Lakin Sovyet Rusya’nın ve Kıbrıs Rumları arasında kuvvetli olan AKEL’in (kendine özgü Kıbrıs Rum Komünist Partisi) varlığı ABD’nin Türk denkliği için geçerli bir neden değildir.

    MAĞUSA’DAN BEKLERKEN GİRNE’DEN ÇIKARMA

    Nitekim bu iddianın delilleri abartılmıştır. 1974 çıkarması Yunanistan ve Kıbrıs’ı en zayıf anında buldu. Makarios ve tarafları EOKA ile çatışmaya düşmüşlerdi. Yunanistan yakın tarihinin en karanlık günlerini yaşıyordu ve kıta Yunanistan’ına sosyalistler de muhafazakâr liberaller de yani Karamanlis’in partisi mevcut rejimle karşı karşıyaydı. Kıbrıs müdahalesi Türkiye’de askeri yönetimin yeni kurulan bazı birliklerinin etkin olduğunu gösterdi. Özellikle kara ordusunun eğitimi, komando tugayları, deniz kuvvetlerindeki yeni düzelmeler bunda etkindir. Strateji iyi saptanmıştı. Kıbrıs Rumları ve Yunan birliği Türkleri harita üzerinde en müsait yerden Mağusa’dan beklerken çıkarma Girne’den yapıldı ve iki safhada muvaffak oldu. O günden bugüne Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi olayı işgal olarak niteliyor. Dış dünya 15 Kasım 1983’te ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımıyor.

    TÜRK TARAFINDA YAPILAN HATALAR

    Fakat tanınmanın yolları değişmeye, kurumsallaşmış ilişkiler çoktandır ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu arada Türk tarafında da vahim hatalar yapıldı. Annan Planı’nın oylanması sırasında Kıbrıs Rum tarafının inatçı tavrı, Türk tarafında da kısmen adaya sonradan gelenler tarafından desteklenen görüşün reddine neden oldu. Yerleştirilen topluluğun içinde Kıbrıs’ın ekonomisine müspet katkısı görülenler daha çok Bulgaristan’dan getirtilen Balkanlı Türk unsurudur. Eğitim ve hayat tarzı bakımından yerlilerle daha iyi anlaşmaktadırlar.

    ADADAKİ TÜRK VARLIĞINIGEREKLİ KILAN UNSURLAR

    Kıbrıs artık stratejik önemi olan bir adadır. Suriye’de Rusya’nın yerleşmesi, İngiltere’nin adadaki üsleri, Akdeniz’de dolaşan üstün teknikli Amerikan filosu Kıbrıs’taki Türk varlığını gerekli kılmaktadır. Müdahalenin 44. yılında bunun üzerinde durmalıyız. 44 yılda çok şeyler değişti. Değişen dünyayı, Türkiye’yi ve Kıbrıs’ı anlamak lazım.

    Ilber Ortaylı
  • 1971'de Tsk'ya başlayan küçük cemaat sızmaları, 1986'da kuleli askeri lisesi sınav sorularının cemaat tarafından çalınması ile ilk büyük kitlesel sızmaya dönüşmüştür. 1994'te Harp okulundan mezun olan bu kitle ile birlikte tsk bünyesinde ilk kez cemaatçi subaylar kitlesel şekilde temsil edilmeye başlanmıştır.