• Devletler, yasa uyarınca demokrasiyle yönetildikleri zaman demagoglar yoktur, en iyi yurttaşlar sağlamca baştadır; oysa yasaların egemen olmadığı yerde demagoglar başgösterir. Halk monarklaşır, birçok kişilerden oluşan tek bir yönetici gibi olur. Homeros’un kötü bir şey diye sözünü ederken, ne gibi bir çoklu-egemenliği anlatmak istediğini bilmiyorum; ortaklaşa mı, bireysel mi? Fakat o ne olursa olsun, şimdi tartıştığımız monarşik demos, yasaların denetimi altında bulunmadığı için mutlak erke erişmeyi amaçlar ve bir despot gibi olur, ancak kendisine yaltaklananları yükseltir ve şereflendirir. Dolayısıyle, monarşiler arasında tiranlığın yeri ne ise, böyle bir demokrasinin de demokrasiler arasındaki yeri tam odur; genel niteliği tıpkı onun gibidir. Her ikisi de, daha iyi sınıftan yurttaşlar üstünde efendilik ederler ve birinin kararları ötekinin buyruklarıdır; tiranın dalkavuğuna karşılık, halkın demagogu vardır; bunların ikisi de kendi alanlarında etkili olurlar, dalkavuklar tiranların üstünde, demagoglar bu türden halk toplulukları üstünde. Demagogların böyle yapabilmeleri, her sorunu halk meclisine getirmeleriyle olmakta, meclisin kararları yazılı yasaların üstüne çıkabilmektedir. Bu durum onların kişisel erkini büyük ölçüde artırır, çünkü halk her şeye egemenken, çoğunluk arkalarından geldiği için onlar da halkın görüşlerine (kamuoyu'na) egemendir. Üstelik, halk, yetkenin kendilerinde olduğu gerekçesiyle, görevlilerin yetkesine karşı çıkınca, demagoglar devlet görevlerini kaldırmak için bunu fırsat bilirler. Böyle bir demokrasinin hiç de bir anayasa olmadığını söylerseniz, bence yerden göğe haklı olursunuz. Yasaların egemen olmadığı yerde, anayasa yoktur. Yasa her şeye egemen olmalı ve devlet görevlileri bireysel örneklerde hüküm vermeli (yasayı uygulamalı), işte o zaman bir anayasanın varlığından söz edebiliriz. Dolayısıyle, eğer demokrasi tanınan anayasalardan biriyse, her şeyin halkın kararıyle yönetildiği böyle bir düzenin gerçek bir demokrasi olmadığı apaçıktır; çünkü hiçbir kararın evrensel geçerliği olamaz.
    Aristoteles
    Sayfa 118 - Remzi Kitabevi, 4.Baskı (1993), Çeviren: Mete Tunçay