İnsanın önce kendini sindirebilmesi gerekir. Yoksa kazınır mıydı aklına deniz suyunun balık puluna benzediği günler, sindirebilse? Önce Güneş’in altın saatleri, gün batımı kızıllığı, sonra gece olunca Ay’ın yakamozu sordurur insana ruhunu. İçerde bir yerlerde gıdıklanmayı bekleyen yaramaz çocukluğunu ve çocuk ruhunu…