erkek yüzünden arkadaşlıgı bozulanlara itafen
Bu sefer bir nasihat değilde kendi yaşadığım şeyler. mutluluk için kendini tutmak mı lazımdı? 5-6 aylık bir erkek için 3 yıl heba mı olmalıydı? Arkadaşlarıma genelikle biraz fazla bağlanırdım bir erkek uğruna asla bitirmezdim. Yakın arkadaşım erkek arkadası beni sevmiyor diye benden soğudu? Belli etmesede anlıyorum kavga ettik uzaklaşmak istediğini belirtti. Barıştık ama telefon rehberimde "Akya." Diye kayıtlıyım oysaki "akyamm" diye kayıtlıydım ona o kadar emek harcadım ki kendime ne alırsam onada aldım. Gülümsesem o da gülsün istedim. Şimdi ise verdiğim tüm eşyaları teker teker anlamadıgımı sanarak geri veriyor küçük şeyleri bile geri veriyor artık,ders notlarını tutsun diye verdiğim kücük bir notluğu bile tek hatam fazla değer vermek olamaz yüzüne bakarken artık sırdaşım değilde öylesine biri olarak baktığını görüyorum bana karşı değer miydi bir erkek için? Şimdi söyle bana birtanem bütün güvenim seninle geçirdiğim zamanlar yanınds olmak istediğim zamanlar yalanmıydı? Hani acıtmak yerine daha çok güldürücektik. Aşk değilde arkadaş acısı çekmek istemiyordum yargıladıgın insanlara dönüşmeni beklemiyordum.
Duygu ve Düşünce
Biz Kürdlerde birlik ve beraberlik bozulmasın diye 50 kişi toplanma olayını sevmiyorum. Şimdi bimdeki tüm içecekleri almaya gidiyorum sırf bunun için.
Yaşamak şimdi çok zor Yaşamak kan yutmak gibi...
Hayatını hep kendi ayakları üzerinde kurmuş, kimseye yük olmamaya çalışmış bir kadın. Sevmiş, susmuş, vazgeçmiş… ama hiç dağılmamış. Şimdi ise en zoruyla karşı karşıya; unutmakla. İnsan en çok neyi kaybetmekten korkar? Sevdiklerini mi, kendini mi, yoksa hatıralarını mı? Birben, unutmadan önce hatırlamaya çalışan bir kadının hikâyesi. Eksik kalmış hayallerin, ertelenmiş sözlerin ve içe atılmış duyguların… Belki kendinden bir parça bulacaksın bu kitapta. Belki de hiç hazır olmadığın bir yerden yakalanacaksın. Okurken bir yerde duraksayacaksın. Çünkü o satır, sana ait olacak. Meral Akman’ın kaleminden yine bir gerçek hayat hikâyesi…
Edebiyat
Kuss bin Sâide
Ey İyâd kabilesi! Hani babalarınız ve dedeleriniz, hani süslü köşkler ve taştan evler yapan Âd ve Semûd kavmi ? Hani dünya varlığına aldanıp da kavmine "Ben sizin en büyük rabbinizim" diyen Firavunlar, Nemrutlar! Onlar sizden daha zengin ve daha güçlü değiller miydi ? Bu toprak onları değirmeninde öğütüp toz etti, yok etti. Kemikleri bile çürüyüp dağıldı. Evleri yıkılıp ıssız kaldı. Yerlerini, yurtlarını şimdi köpekler şenlendiriyor.
Duygu ve Düşünce
Pastaneye geldik çayın yanına limon istedik abi ben kesemem siz gelin kesin dedi şimdi kendime limon servis etmeye gidiyorum