“Halk mehdi bekler. Orta sınıf yarı umutsuzluk içinde bir başka mucize bekler. Üst takım hiçbir şey beklemez. Saray ve vezirler idaresi bir ‘’idâre-i maslahat’’tan ibaret. Günü gününe iş görmek. Günlük çarelerle zorlukları atlatmak.”
Şu var ki asıl mesele O’nun ‘’olmasında’’ veya ‘’olmamasında’’ idi. 1914’te Osmanlı Devletinin söz sahibi Enver yerine Mustafa Kemal olduğunu, 1919’da da Samsun’a Mustafa Kemal yerine Enver’in ayak bastığını bir tasarlayınız. Türk tarihinin gidişi başka türlü olurdu. Büyük fırsatlar fâni şahıslara bir milletin kaderini iyiye veya kötüye doğru değiştirmek imkânını verebilir.