ayşegül

ayşegül
@simerenyaxx
eski bir kütüphanenin üçüncü rafında sağdan beşinci kitabın yüz yetmişinci sayfasının birinci cümlesindeki bir kelimeden dünyaya düştüm
Yılların alışkanlığıyla, koşullanmış zeki ve sadık bir köpek gibi bazı işleri ödev bilip, kimsenin uyarısına, ricasına gerek kalmaksızın harfiyen yerine getiriyorum… Bir kurban durumundan söz etmek gerekirse eğer kendi kendimin kurbanı oldum.
Reklam
Yaşamak, karanlık bir denizin kıyısında yürür gibi kaybolmanın kıyısında yürümekmiş; insanın kendisiyle mesafesi, dünyanın geri kalanıyla arasındaki mesafeden daha büyükmüş. Yalnızlık, hayatın içindeki küçük bir parça değil, hayatın kendisiymiş.
Benliğimle ilgili kavgalarım ve yakamı bırakmayan geçmişim var.
En sarsıcı olanıysa kabulleniş anı: O insanları tanımıyorsun, o mekanlar sana yabancı, o yolda daha evvel hiç yürümemiştin, gölgen peşinden gelmiyor. Gözlerinde bir acı beliriyor. Sükunetini yitirdin. Kayboldun. Güvenlik duvarların yıkıldı. Işıklar söndü, ortalık karardı, atlıkarınca durdu, müzik kesildi, rengarenk atların boyası döküldü, gürültülü makinelerden saçılan yağ, pas ve is kokusu arasında kala kaldın, nerede olduğunu bile bilmiyorsun.
Kaybolmak ansızın başımıza gelen felaketlerden değil; bir zaman dilimine yayılarak, yavaş yavaş, insana sezdirmeden gerçekleşiyor.
Reklam