Şaheserler tek, yalnız başlarına doğmazlar; onlar yıllarca süregelen ortak düşüncenin, halkla bir düşünmenin ürünüdür, böylece tek bir sesin ardında kitlelerin deneyimi yatar.
Erkekler “karşıt gruplar”dır; onlardan nefret edilir ve korkulur çünkü erkekler, kadının yapmak istediğine -ki istediği de yazmaktır- giden yola engeller koyma gücüne sahiptir.