Diktatörlerde bu uygunluk, korku ve dehşete başvurularak, demokratik ülkelerde ise propaganda ve önerilerle sağlanır; iki sistem arasında bir tek büyük ayrılık vardır. Demokrasilerde toplum dışı kalmak mümkündür.
Eğer ben de herkese benzer, beni farklı kılacak olan bir düşüncem ya da duygum olmaz, topluluğun fikirlerine, geleceğine uygunluk gösterirsem, korunur, ürküntü saçan yalnızlıktan kurtulurum.
Alkole ya da uyuşturucu maddeye sığınarak tek başınalıklarından kaçmayı deneyenler, ayıldıktan sonra daha büyük bir ayrı olma duygusuna kapılırlar. Ve sonuçta aynı şeylere daha sık ve daha yoğun bir şekilde başvurmaya itilirler.
İnsan soyu, bu ilkel bağlardan kurtuldukça, kendini doğal dünyadan da ayırdı ve yalnızlıktan kurtulmanın yeni yollarını arama gereksinimi içinde büyümeye başladı.
Bebekte "BEN"lik henüz çok az gelişmiştir. O, hâlâ kendisini annesiyle bütün hisseder. Anne var olduğu sürece ayrı olma duygusuna kapılmaz. Bebeğin yalnızlık duygusu; annesinin göğüsleri, derisi gibi ananın nesnel varlığı ile giderilir. Çocuğun yalnızlık ve erkinlik duyguları biraz gelişince, annenin fiziki varlığı artık yetersiz kalır ve böylece yalnızlığı başka yollarla alt etme gereksinimi doğar.