Gadamer'e göre, bir metnin anlamı, hiçbir zaman salt yazarının kastı ve tarihsel konumuyla sınırlı değildir; o metni okuyanın bakışı ve bu bakışın konumlandığı tarihsel bağlam da onun anlamını aynı derecede etkiler. Tarihsel olarak konumlanmış yazar ile tarihsel olarak konumlanmış okuyucu ortak bir anlam yaratmayı başardıklarında "ufukların füzyonu" meydana gelir. Söz konusu metne farklı anlamlar yansıtıldıkça, sürekli yeniden yorumlama ve yeniden değerlendirmenin yolu açılmış olur.
"...kadınların kurtulmaları için, içinde yer aldıkları dört yapının hepsinin -Üretim, Yeniden Üretim, Cinsellik ve Toplumsallaştırma- dönüştürülmesi gerektiğidir. Bunlardan bir tanesinin değiştirilmesi bir başkasının güçlendirilmesiyle etkisiz duruma gelebilir (örneğin, toplumsallaştırmadaki artışın, yeniden üretimdeki azalmayı kapatması gibi). Bu yalnızca, sömürü tarzının öğelerinin yer değiştirmesi demektir."