Kuşlar, ağaçlar dokunduğun her şey şimdi hasret sana deli gibi,
Ben saymıyorum kendimi… Söylesene kim sevmedi seni.
Gözlerinden akan bir damla yaşa feda olurdu hepsi,
Ben saymıyorum kendimi… Söylesene kim sevmedi ki seni…
Küçük çocuklar gibi bağlı, gökteki hırçın uçurtma gibi hırslıydılar sana,
Gelirler, ne olursun o güzelliği bizde görelim diye yalvarırlardı bana,
Her gece usanmadan dua ettiler sana, el açtılar bir kere gül diye Allaha,
Şimdi… Ben saymıyorum kendimi… Söylesene kim sevmedi seni.
İçlerindeki sevgi adeta bir coşku seli gibiydi,
Onları masumlaştıran sevgiye bağlayan, senin kalbinin sesiydi,
Seni sevmeden önce aşkları, sevginin en aşağılık, en çukur dibiydi,
Çok ama çok sevdiler seni… Söylesene kim sevmedi seni…
Gittiğin günden beri, deli gibi ağlıyorlar gece olunca,
Bakıp gökyüzüne… Yıldızlar resmini oluşturunca,
İçimizdeki sana şarkılar yazan korolar birden susunca,
Bir hüzün sardı içimizi, sen bırak başkaları ne söyledi, ne dedi,
Ben saymıyorum kendimi… Söylesene kim sevmedi seni…
“Bu dizelerdeki onlar diye bahsettiğim her çoğul sözler, kelimeler;
Benim bedenim, ruhum, kalbim…
Ben sevdim seni ve tüm benliğimle…”