• 360 syf.
    ·Puan vermedi
    Paulo Coelho'nun okuduğum ilk kitabı olan Simyacının bende bıraktığı izlenimleri şöyle;
    Konusu sıradan bir çoban iken kendi menkıbesinin peşinden koşan Santiago'nun gördüğü rüya üzerine hakikati aramaya koyulması karşılaştığı insanların da, başına gelen olaylarında kendi menkıbesinin bir parçası olduğu, evrenin dilini anlamak için onun gibi düşünmeyi, onunla bütünleşmesi gerektiğini, böylelikle evrenin de kendi menkıbesine yardım edeceği, kendi iç sesinin onu yanıltmayacağı ve bu uğurda cesaretli olup gerekirse ölümü göze alabilecek hale gelmeyi anlatan mesaj dolu bir kitap...
    Zaman zaman Tevrat ve İncilde bahsi geçen kelime ve olaylarıda ele alarak menkibeyle harmanlayarak anlatılmış.
    Kitabın eleştirdiğim yanlarından biri çokça kendi menkibelerimizin peşinde koşmamızı istemesi ve kitabın sonunda çobanın gerçek hazineyi aradığı yerin İspanyada olduğunu öğrendiği an da sanki uzunca yapılan yolculuğun hiç yapılmamış gibi muhabbetin İspanyada devam etmesi çobanın geri dönerken Fatımayı neden yanında götürmeyip sadece Fatıma nın kokusuyla yetinmesi aklıma takılan yerlerden biri oldu.
    Konuyla alakalı olduğunu düşündüğüm şu ayetle nokta koyuyorum vesselam...
    Ve Biz, her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık...
    (İsra Suresi 13.ayet)