(Avrupalı ülkelerin her daim Yunanları destekliyor oluşunun şüphesiz pek çok sebebi var ancak İlber Ortaylı’nın aşağıdaki tespiti bütün bu sebeplere bir de tarihsel dayanak sağlamışa benziyor.)
19. yüzyıla gelindiği zaman beşeriyetin ve Avrupa’nın kafasında şu fikir vardı: “biz ancak ve ancak eski Yunanla var olmuşuz.” Hatta 18. yüzyılda bu daha da abartılıyordu: “Ne ki Yunanistan’da vardır ondan sonra hepsi boştur, tekrarlamadır. Biz yalnızca Helenizm’le var olan modern insanlığız.” Bu, bir Helenizm cereyanıdır ve çok kuvvetli bir akımdır. Bu yüzden Yunan ayaklanması sırasında, Lord Byron başta olmak üzere, oldukça seçkin münevverler gidip Türk cephesine karşı savaşırken ya hastalandılar ya da muharebede öldüler. Bunlar, Yunanistan için ölmüşlerdir. Mesela Lord Byron Türkleri de seviyor, takdir ediyordu, fakat bu onun için mühim değildi; ona göre, hürriyet idealinin yaşaması için Helenlerin Türklerden kurtulması lazımdı. Kendisi bu yolda hayatını ortaya koymuş, hem de Londradaki parlak hayatı bırakıp, genç yaşta Yunanistan'ın bataklıklarında hastalanarak ölmüştür. Yunanistan'ın ilk başkenti Nauplion'da kiliseye çevrilen bir caminin duvarlarında Yunanistan için gelip muharebede ölen Avrupalıların isimlerini görebilirsiniz. Etkisi bugün dahi süren bir Yunan hayranlığı Avrupa'da makes bulmuştur.