Yalnızlığın bağına otağ kurmuşum artık, Kopuzumun çığlığı ayrılığa dönüktür, Sarı bir rüzgar eser, bağrım, ayağım açık, Türkistan'da akşamlar şimdi bölük bölüktür.
Hayat, eğri bir çizgi üzre yürüimek değil, Çizgiden çıkar biri ve akşam yakalanır. Birden, öçle bilenir tam kırk tane karanfil, Uygurca sevdalarla Urumçi dalgalanır.
Burda zulüm hep vardır, ve kırk uslanmaz adam Karanlığa yürürler kartalca bakışlarla. And içerler, dönmek yok, ve yarınsız bir akşam Gönüllerde kalırlar, öfkeli nakışlarla...
Bozkırın bozkurtları, çekik gözlü yiğitler, Türküler söylüyorlar gökbayraklar altında. Ölümsüzleşiyorlar, Kürşad yüzlü yiğitler, Ya dağ doruklarında, ya topraklar altında...
Bugün Ankara'da soğuk bir rüzgâr
Bugün Ankara'da beyaz hüzün var.
Umudumu yere vurdu ilkbahar.
Düşlerim zemheride kaldı artık
Gülüşlerim geride kaldı artık.