Küçük oruçların küçük insanları olarak yeni bir ülke kuruyoruz kendimize. Bir ekran-ülke burası. Orada değiliz, yangının çıktığı yerde değiliz. Ama kendi evimizde de değiliz. Ya televizyon ya bilgisayar ya da telefon ekranına bakarak nefes alıyoruz. Bu dört köşe ülkeden yüzümüze mavi-beyaz ışık yansıyor. Hepimiz hayatlarını küçük oruçlarla azaltan dijital ateşböcekleri gibiyiz. Yanıp yanıp sönüyoruz. Varlığımız ne tam olarak anlamlı ne de büsbütün anlamsız.