Ödevler yüzünden yavaş okumak zorunda kaldığım bu kitabı ödevler biter bitmez tekrar okumayı düşünüyorum. Tarihi kitaplardan hoşlanmadığım halde postmodern anlamda yazıldığı için tarih sadece dekor olarak kullanılmış kitapta. Kitaba yön veren kişiler komutan yahut padişah değil, sıradan kişiler. Her karakter eşit şekilde veriliyor ve okuyucuya 'tarihte bu böyleydi' demiyor. Okuyucu serbest bırakılıyor. Bu sebeple çok akıcı. İhsan Oktay Anar'ın felsefeci oluşunu kitaptaki göndermeleriyle bolca hissediyorsunuz. Ne zaman, ne olacağını asla tahmin edemeyeceğiniz oldukça sürprizli ve değerli bir kitap. Kitabın tuzak olarak gördüğüm ilk sayfasını aşabilen muazzam bir kitaba başlıyor. Mutlak okunmalı.
yazarın bence tüm kitaplarını okumalısın kitabü hiyel ile amatı belki daha az sevebilirsin ama yazar zamanda yolculuk yaptırıyor hissiyatı veriyor her kitabında
"Birine yardım etme isteğiyle ileri itilirken, diğer yandan da sokakta yabancı bir erkekle konuşmanın öğretilmiş, aileden miras kalmış ürkekliğiyle kendimi alıkoyuyordum."