Sen köleliğin ne olduğunu biliyorsun, ama özgürlük, onun tatlı mı acı mı olduğunu bilmiyorsun ;eğer onun tadını almış olsaydın, onu bize mızraklakla değil, baltalarla savunmayı öğütlerdin.
Çünkü kimse barış dururken, savaşı seçecek kadar deli değildir;barışta oğulları babalarını gömerler, savaşta babalardır oğullarını mezara indiren.
Ama şüphesiz böyle olması hoşuna gidiyordu tanrının.
Ablamın yetiştirme tarzı beni hassaslaştırmıştı. Çocukların kendilerini yetiştirenlere varolduğu küçük dünyalarında hiçbir şey adaletsizlik kadar çok hissedilemez. Çocuğun maruz kaldığı ufak bir adaletsizliktir belki ama çocuk küçüktür ;dünyası da öyle.
Sallanan atı da çok yüksekte görünür, iri kemikli İrlandalı bir avcı kadar...
İçten içe bebekliğimden beri adaletsizliğe hep karşıydım. Biliyordum ki, kaprisleri ve tehditlerleriyle ablam bana hiç adil davranmıyordu.
...
Bu tür bir muameleye o kadar korunmasız ve tek başıma katlanmıştım ki, yaşadıklarım beni çok çekingen ve de hassas yapmıştı.