Sinem Aydın

Sinem Aydın
@sinem_aydin
Sen gülersen çocuk; Erzurum'a bahar gelir, Fırat Dicle'sine kavuşur, Kurtalan'da bir menekşe açar. Mardin kapı şen olur.. Her gün bayram olur...
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Geceyi almışlar koynumdan, satır satır, Gündüzlere hasret kalmışım, sabahlara aşık iken, Akşam vaktine varmak,sabır ister bu yürekten, Oysa ben kalemine mahkum edilmiş şair iken,
Bir sabaha horozların ötüşün de kedersiz uyanmak vardı
Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu oluyor. Ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır.
Var benim!.... Tutsak kentlerin kağıt toplayıcıları gibi bir kalbim var. Anamdan görmediğim şefkati ve duymadığım gece ninnileri gibisin. Bir gece vakti babamın beni sokağa kapı dışarı etmesi gibi bir nefretin içinde. Sorgunun ve ifadelerin eşiğinde gidip gelmelerim var benim. Kafa tuttuğum bir savcının, hiç düşünmeden verdiğim bir ifadenin sorusuna cevaplarım var benim. Kimisine göre yasaklanan şiirleri olan, bir iki satırda pes etmeyen asi bir çocukluğum. Bir sabah ezanı okunmadan hani idam kaldırıldı yasasını çiğneyen düşüncelerim, bir semah gösterisinde hakka açılan ellerim, korsan duvar yazılarında gece bekçisinin düdüğünde gizli tenkitlerim var benim. Tutarsız bir sabaha kör kütük beynimde kopan hikayelerin eşiğinde sirenlerin ve konvoylar eşliğinde asice düşlerim var benim. Bir yetimin saflığında küfre boğulan, balıkçı teknesinin hırçın denize inat duruşu, simit tablasında kalan son bir iki simidi satmaya çalışan o sokak satıcısının telaşında korsan sevdalarım var benim. Oysa ömründe bir kez olsun gülmemiş ve gülümsemeden ölen bir evsizin hikayesinde ölümcül bir o kadar da veba dolu düşmanlarım var benim. Oysa benim....oysa benim....kılı kırk yaran intihar etmiş bir kalbim, firari saatlerde eşkalı tutanaklara geçmiş ürkek ve nefretle bakan gözlerim var benim.