Beklemenin, susmanın ve sonunda kendini seçmenin hikâyesi. Çünkü bazen en büyük çiçeklenme, gitmeye karar verdiğimiz gündür.
“Bazen gitmek, bir başkasının gölgesinden çıkıp kendi güneşine yürümektir.”
(spoiler)
Türkan, yıllarca aynı evi paylaştığı adamın kalbinde başka birinin gölgesiyle yaşadı. Orhan öldüğünde bulduğu eski bir mektup, onun aslında hiç sevilmediğini fısıldadı. Türkan, geçmişin yükünü sattı, evini kapattı ve İstanbul’a doğru yola çıktı. Melisa Kesmez
İkbale, çocuk yaşta evlendirilen bir kızın sessiz çığlığı…
Henüz oyun çağındayken kadın olmaya zorlanan, kendi hayatına hiç sorulmadan karar verilmiş bir çocuğun öyküsü.
Okurken sadece bir roman değil, bu topraklarda susturulmuş nice kız çocuğunun gerçeğiyle yüzleşiyorsun.
İnsanın içini acıtan ama görmezden gelemeyeceği bir yara: erken yaşta evlilik. Recep Yiğit
Ayfer Tunç’un Kuru Kız romanı, annesini bir hastalıkla kaybeden bir kızın, çocukluktan itibaren omuzlarına binen yükle nasıl erken büyüdüğünü, babasının ve kardeşinin gölgesinde nasıl sessizce var olmaya çalıştığını anlatıyor. Kaybettikleriyle şekillenen bu hayat, en sonunda onu başka bir kıtaya sürüklüyor…
Yıllarca başkaları için yaşayan bu kadın, ilk kez kendisi için bir yolculuğa çıkıyor.
“Kendimiz için yaşamaya ne zaman cesaret ederiz?” Ayfer Tunç
Kuru KızAyfer Tunç · Can Yayınları · 20237,8bin okunma