Bir şeylerden kaçar gibisin. Soluk soluğa ama hiçbir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. Gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin.Sadece biraz olsun herkesin ve her şeyin susmasını istemişsin,kendini duyabilmek için.
Bir gün gelir; süslü ağaçlar,şuh çiçekler ,yeşil çayırlar ,bir kışın dondurucu soğuğu ile kuruyarak,solarak,sarararak harap olurlar;yapraklar düşer ,çiçekler sararır,çayırlar çatlar. Tabiat ölür! Fakat sonra bir gün bu ağaçlar çiçeklenir çayırlar titreşerek serpilirler. Yeni bir hayat bir canlılık titreyişi,bir emel tazeliği gelir. Yeniden bahar olur ! Benim de süslü ümitlerim,sonsuz emellerim, mutlu aşklarım ;gizli kederlerin hissedilmez elemlerin kahredici elinde kurudu,soldu,sarardı.
Ruhum öldü. Fakat benim ruhumun ,benim zavallı ruhumun baharı gelmiyor.