Bir gün gelir; süslü ağaçlar,şuh çiçekler ,yeşil çayırlar ,bir kışın dondurucu soğuğu ile kuruyarak,solarak,sarararak harap olurlar;yapraklar düşer ,çiçekler sararır,çayırlar çatlar. Tabiat ölür! Fakat sonra bir gün bu ağaçlar çiçeklenir çayırlar titreşerek serpilirler. Yeni bir hayat bir canlılık titreyişi,bir emel tazeliği gelir. Yeniden bahar olur ! Benim de süslü ümitlerim,sonsuz emellerim, mutlu aşklarım ;gizli kederlerin hissedilmez elemlerin kahredici elinde kurudu,soldu,sarardı.
Ruhum öldü. Fakat benim ruhumun ,benim zavallı ruhumun baharı gelmiyor.