Mutluluk yaralı büyüyen bir çocuk gibi. Bu yüzden hep tedirgin, hep kaçmaya hazır, hep ürkek bir misafir. Uzun bir ömrün sonuna gelebilenler ve genç hayatların bitişine tanık olanlar bu misafirin kıymetini iyi bilir. Kendi haline bırakmayı, geldiği vakit korumayı, çok üstüne gitmemeyi öğrenmiştir zira. İnsan nasıl yaşaması gerektiğini keşke bu kadar acıya hedef ve tanık olmadan öğrenebilse.”
"Düşüyordun gözümden bir yaprak gibi soldun
Bakamadum geriye acılara boğuldum
Senle yaşananlari sanma sakın unuttum
Zindan ettim dünyami bir vardın bir yoktun
Derdumi kime desem anlamaz
Gözlerum sensiz kalur yaş akmaz
Acılara aluştu bu yüreğum
Ne yapsam yaralarum kapanmaz"
Ekin uzunlar
Zindan