sisigirl

sisigirl
@sisigirl
Malmö
21 Haziran
13 okur puanı
Nisan 2015 tarihinde katıldı
Bizim büyük zehrimiz
...sarhoş olduğundan keyifle emin, gevşemiş ve sarhoşluğun, bütün suçları affettireceği temeline dayalı ulusal inancınızı sımsıkı benimsemiş olarak aynı şeyleri söylüyorsun. Kimseye verecek hiçbir şeyin yok ve bu yüzden kimseye bir şey vaat edemezsin! Ah zavallı sen!.. Doğru, bencillik onulmaz bir hastalıktır. Çünkü 'vermek' eyleminin içinde 'kendini ele vermek' de vardır. Bencilliğin yanı sıra, bütün zayıf insanların dehşetli korktuğu bir hastalıktır bu... Sonra hangi oyunun oyuncusu olacaksın değil mi? 'Kadınlara güvenememek' oyununun bol nakaratlı, acı çekmiş ama hâlâ dimdik, yapayalnız direnen genç erkek başrolünü kimselere kaptırmadan kaç sezondur oynuyorsun?.. Bol izleyicin olduğu besbelli, giderek tiradlarını inanarak, kendini kaptırarak, geliştirerek atmaya başlamışsın... Aslında senin oynaman gereken başka bir oyun var... Sana çok daha uygun bir oyun ve rol... Hani bir adam vardır, geceleri içer, içtikçe değişir. Bir de adamın yanında çalışan bir uşak... Neydi o oyunun adı? Hay Allah, dilimin ucunda ama...
Sayfa 38 - Everest·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Cinsel açıdan değil, ama ruhsal açıdan biraz hermafrodit olmak gerekir, gerçek bir insan sayılabilmek için.
Sayfa 123 - Yky·Kitabı okudu
Öyleyse erdemli bir kişiden söz ederken kastettiğimiz şey aslında çoğunlukla, onun şeytani duygulara kapılmayan değil, onlara direnç gösterebilen, mücadele dengesinin anlık ödül lehine bozulmaması için uğraş veren bir kişi olduğudur.
Sayfa 120 - domingo·Kitabı okudu
Bilim
Esaret!
Artık çok iyi biliyordum ki, yanlışlıkla içine düştüğüm dünya asla bir ağaç olmama ya da birisini öldürmeme izin vermeyecekti, oluk oluk kan akmayacaktı. Her şey ve herkes, kesin, sadece kesin olabilmek için, önemsiz, içler acısı yükümlülükleriyle kuşatılmıştı. Sadece bir eşarp varken, yıldız çiçekleriyle dolu bir vazo görmek ne işime yaradı? Eğer dünya kendi önemsiz kesinlik tutkusuna bu denli teslim olmuşsa, eşarbı çiçeklerle dolu bir vazo olarak görme lüksüne hiçbir zaman sahip olamayacak ve böylece en ufak bir değişim geçirme şansından yoksun kalacaktı. Aniden, kafamın sanki kafatasımın içine tıkıldığını ve orada tutsak tutulduğunu hissettim. Acı bir esaret.
Sayfa 141 - Jaguar·Kitabı okudu
Sen yalnızca almasını biliyorsun ama vermesini bilmiyorsun. Bu yüzden, tahayyül bile edemiyorsun birisinin vermekten yaşam sevinci duyabileceğini, tıpkı diğer cinsten bir insanla hemen yatmayı düşünmeden, bir arada olmayı da tahayyül edemediğin gibi.
Sayfa 91 - Cem psikoloji
Felsefe
Reklam