İlya Heisenberg

İlya Heisenberg
Amor fati
Tüm dünyevi şeyler hakkında kuşkular ve bazı semavi şeyler hakkında sezgiler; bu bileşim ne bir mümin yaratır ne de bir kafir - ikisini de eşit gözlerle gören bir insan yaratır.
Sayfa 543 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Balina gibi muazzam bir varlığın dünyayı böylesine ufak bir gözle görmesi ve gök gürültüsünü bir tavşanın kulağından daha ufak bir kulakla duyması garip değil midir? Ama eğer gözleri Herschel'in büyük teleskobunun mercekleri kadar geniş ve kulakları katedrallerin verandaları kadar hacimli olsaydı, bu onun daha uzağı görmesini ya da daha net duymasını sağlar mıydı? Hiç de değil. O halde neden zihninizi "genişletmeye çalışıyorsunuz? İncelikli bir hale getirin onu.
Sayfa 480 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Şimdi, gayet iyi bildiğiniz gibi, bu töresel dünyamızda -suda ya da karada- nadiren görülen bir şey değildir ki, hemcinslerine kumanda edeceği bir pozisyona getirilen bir insan, bunlardan birinin genel insanlık haysiyeti bakımından kendisinden çok önemli bir ölçüde üstün olduğunu fark ettiğinde, derhal o insana karşı zapt edilmez bir antipati ve garez geliştirir; ve eğer fırsat bulursa, emrindeki o insanın kulesini yıkıp un ufak eder ve küçük bir toz yığını haline getirir.
Sayfa 356 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
İnsan deliliği çoğu zaman kurnaz ve kedi gibi bir şeydir. Geçtiğini sandığınızda, yalnızca başkalaşıp daha da incelikli bir biçim almış olabilir.
Sayfa 266 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
"Bir daha dinle... Biraz daha derin olan açıklamayı dinle. Gözle görülen bütün nesneler dostum, sadece karton mas-kelerdir. Ama her hadisede -yaşayan bir harekette, kuşku duyulmayan bir eylemde- orada, muhakeme gücünden yoksun o maskenin arkasından, bilinmeyen ama muhakeme gücüne sahip bir şey, çehresinin kalıplarını ortaya koyar. İnsan eğer vuracaksa, maskeye nüfuz ederek vurmalıdır! Bir tutsak duvarı delip geçmeden nasıl dışarıya ulaşabilir? Benim için beyaz balina, yakınıma itilen o duvardır. Bazen onun ötesinde hiçbir şey olmadığını düşünüyorum. Ama bu kadarı yeterli. O beni zorluyor; omuzlarıma bir yük bindiriyor; onda, içinde anlaşılmaz bir melanet barınan ölçüsüz bir güç görüyorum. Esas olarak nefret ettiğim, o anlaşılmaz şey; ve beyaz balina bir araç da olsa, işin aslı da olsa, o nefretimi ondan çıkaracağım. Bana kâfirlikten söz etme dostum; bana hakaret edecek olsa, güneşe bile vururdum. Çünkü eğer güneş bunu yapabilseydi, ben de ötekini yapabilirdim; zira kıskançlık bütün yaratıklara egemendir ve bunda daima bir tür sportmenlik vardır. Ama o sportmenlik bile benim efendim değil, dostum. Benim üstümde kim var? Hakikatin sının yoktur. Gözlerini çek üzerimden! Ahmakça bir bakış, zebanilerin kızgın bakışlarından daha dayanılmazdır! İşte; kızarıyorsun ve rengin atıyor; hararetim seni eritip öfkeden kor haline getirdi. Ama bana bak Starbuck, kızgınlıkla söylenen sözlerin hükmü yoktur. Bazı insanların hararetli sözleri çok onur kırıcı değildir. Niyetim seni sinirlendirmek değildi. Unut bunları. Bak! Şurada, Türklerin vahşi yanak-larına benzeyen benekli esmerliği gör... Güneşin boyadığı yaşayan, nefes alan tabloları gör. Pagan leoparları... Yaşayan, arayan ve hissettikleri yakıcı hayatiyet için hiçbir sebep göstermeyen, umursamaz, tapınmaz şeyleri! Mürettebat,
Sayfa 237 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Reklam