• Taş duvarlar yıkıp geldim
    Demirleri söküp geldim
    Hayatımı yıkıp geldim
    Siz benim neden kaçtığımı
    Nerden bileceksiniz?
  • Üstüm başım toz içinde
    Önüm arkam pus içinde
    Sakallarım pas içinde
    Siz benim nasıl yandığımı
    Nerden bileceksiniz

    Bir fidandım devrildim
    Fırtınaydım duruldum
    Yoruldum çok yoruldum
    Siz benim neler çektiğimi
    Nerden bileceksiniz

    Taş duvarlar yıkıp geldim
    Demirleri söküp geldim
    Hayatımı yıkıp geldim hey
    Siz benim neden kaçtığımı
    Nerden bileceksiniz

    Gökte yıldız söner şimdi
    Annem beni anar şimdi
    Sevdiğim var kanar şimdi
    Siz benim niye içtiğimi
    Nerden bileceksiniz

    Bir pınardım kan oldum
    Yol kenarı han oldum
    Yanıldım ah ziyan oldum
    Siz benim neden sustuğumu
    Nerden bileceksiniz

    Ben ardımda yaş bıraktım
    Ağlayan bir eş bıraktım
    Sol yanımı boş bıraktım hey
    Siz benim kime küstüğümü
    Nerden bileceksiniz

    https://youtu.be/erNoUAkv83w
  • Nereden bileceksiniz!
  • Bugün en çok sevdiğim bir yazarın doğum günü.
    Ve iyi ki doğmuş diyorum.
    Çünkü, o hepimizin içimizdeki bir şeylerin tek kurtarıcısıydı.
    Ne desem az.
    Ama iyi ki doğmuşsun edebiyat adamı...
    Kendisini şu alıntılarıyla anmak istiyorum.


    1->

    İçimin mevsimlerine de hiç uymaz şu tabiat.

    Tutunamayanlar-Oğuz Atay

    2->

    Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.

    Tehlikeli Oyunlar-Oğuz Atay (Sayfa 259 - İletişim yayınları)

    3->

    "Acaba ağaçtan, ottan ya da uçamayan böceklerden filan bir yerden sevmeye başlamış mıydım? Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde."

    Korkuyu Beklerken- Oğuz Atay (Sayfa 63)

    4->

    COŞKUN: Ben de Saadet Nineyi çok sevmediğimi sanırdım. Ölüm bile beni yalancı çıkarmak için uğraşıyor. Anlamıyorum. Oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum. Hayat nerede bitiyor, ölüm nerede başlıyor? Ölümün bize bu kadar yaklaşmasına neden izin veriyoruz anlamıyorum. Tedbirlerimizi almalıydık; ölümün bizi böyle en hazırlıksız olduğumuz anda yakalamasını önlemeliydik. Bu hepimize bir ihtardır. Neden bahçeye bakıyorum, biliyor musun? Ölümü seyrediyorum.

    Oyunlarla Yaşayanlar- Oğuz Atay (Sayfa 90)

    5->

    Kimse dinlemiyorsa beni ya da istediğim gibi dinlemiyorsa, günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar sonunda bana bunu da yaptınız!

    Günlük-Oğuz Atay

    6->

    Olaylar gelişirken kendilerini izlemesini bilmeyenler birdenbire bir maceranın ortasında çaresiz kalırlar.

    Eylembilim-Oğuz Atay

    7->

    Derler ki meşhur fizikçi Einstein, bir toplantıda Şarlo'ya "Siz büyük bir adamsınız." demiş, "Herkes sizi anlıyor, herkes size hayran." Şarlo, "Siz daha büyüksünüz." diye itiraz etmiş: "Size herkes, hiç anlamadığı halde hayran."

    Bir Bilim Adamının Romanı-Oğuz Atay
  • Üstüm başım toz içinde
    Önüm arkam pus içinde
    Sakallarım pas içinde
    Siz benim nasıl yandığımı
    Nerden bileceksiniz.

    Bir fidandım deriildim
    Fırtınaydım duruldum
    Yoruldum çok yoruldum
    Siz benim neler cektiğimi
    Nerden bileceksiniz.

    Taş duvarlar yıkıp geldim
    Demirleri söküp geldim
    Hayatımı yıkıp geldim
    Siz benim neden kaçtığımı
    Nerden bileceksiniz.

    Gökte yıldız kayar şimdi
    Annem beni anar simdi
    Sevdiğim var kanar şimdi
    Siz benim niye içtiğimi
    Nerden bileceksiniz.

    Bir pınardım kan oldum
    Yol kenarı han oldum
    Yanıldım ah ziyan oldum
    Siz benim neden sustuğumu
    Nerden bileceksiniz.

    Ben ardımda yas bıraktım
    Ağlayan bir eş bıraktım
    Sol yanımı boş bıraktım
    Siz benim kime küstüğümü
    Nerden bileceksiniz.