• 224 syf.
    Mağara Arkadaşları Ayfer Tunç'un kendine özgü sade, akıcı diliyle yazdığı sekiz öyküden oluşuyor. Öyküler sırasıyla;
    * Mağara Arkadaşları
    * Ses Tutsağı
    * Cinnet Bahçesi
    * Gençlik Sabah Çiyidir
    * Küçük Kuyu
    * Siz ve Şakalarınız
    * Alafranga İhtiyar
    * Ara Renkler Grubu
    Mağara Arkadaşları'nda yedi sayısını takıntı eden yedi katlı bir apartmanın apartman sakinlerinden kurtulmayı planladığı bir konu anlatılıyor.
    Ses Tutsağı'nda kendi yalnızlığı içinde yaşayan bir adamın zamanla sesleri dinleyerek yalnızlığını giderirken üst katında oturanların tıkırtılarıyla hayata bağlanması anlatılıyor.
    Cinnet Bahçesi'nde kendisini herkesten uzaklaştıran Müeyyet Bey'in hikayesini onu tanıyanların dilinden okuyoruz.
    Gençlik Sabah Çiyidir'de ölümü bekleyen hatta yaşamdan beklentisi kalmadığı için adeta arzulayan bir adamın komşusu olan bir kadınla karşılaşmasıyla tekrar hayatı sevmesi anlatılıyor.
    Küçük Kuyu'da bir tatil kasabasına birkaç gece kalmak için gelen bir adamın yaşadıkları anlatılıyor.
    Siz ve Şakalarınız'da huzur evine yerleşen bir kadının orada yaşadıkları ve orada tanıştığı bir adamla kurduğu dostluğu anlatılıyor.
    Alafranga İhtiyar'da bir üniversite öğrencisinin tesadüfen karşılaştığı bir adamın hayat hikayesini merak ederek peşine düşmesi ve o adamın kendisinden hayatını dinlemesi anlatılıyor.
    Ara Renkler Grubu'nda bir pansiyoncunun, kadın çamaşırı satan bir adamın gündelik hayatları ve işlerinin hayatlarındaki yeri anlatılıyor.

    Ayfer Tunç bütün bu öykülerde anlattığı insanların hem günlük hayatlarını hem de o insanların geçmişle ilgili uktelerini, hayallerini, pişmanlıklarını da anlatıyor. Her karakterin öyküsünde ana tema genelde yalnızlık ve bir şeylere özlem olmuş. Ayfer Tunç her öykü karakterini koca bir roman karakteriymişçesine ayrıntılarıyla anlatmış.
  • Yıpranmış mantom askıda sallanıyordu ve altında siyah ayakkabılarım. İşte ben buydum. İçi boş siyah bir manto ve ayakkabılar .Dolap bir tabuttu.
  • 192 syf.
    Teşekkürle başlamak istiyorum bu sefer de incelememe. Bu güzel keşif ve yolculukta bana eşlik ettiğin için çok sağol "mağara arkadaşım" :) Sen olmasan belki de keşfedemeyecektim Ayfer Tunç'un bu güzelim öykülerini.

    Öykü kitaplarına dair hep yakındığım, içinde iyileri olduğu kadar nispeten kötüleri de, ya da bazen bizi yakalamayan türden olanları da barındıran, ya da hiçbir şey anlatmayan öykülerden oluşan bir kitap değildi bu. Bu yönüyle çok kıymetli bir kere. Bunu demeden geçemeyeceğim. Öte yandan yazarın içe işleyen bir anlatımı var. İnsanı geçmişi ile geleceği arasında sürüklüyor, giden yaşlarının ardından gözyaşı akıt diyor, kah umut aşılıyor, kah umuda sövdürüyor. Yalnızlıktan yana oluyor, sonra bir bakıyorsunuz, yalnızlığın yanağına silleyi yapıştırıyor. Ama en güzeli de şu belki, "insanın acısını insan alır" diyor. En azından ben bu mesajı aldım öykülerinden.

    Sekiz öyküden oluşan bu kitabın her öyküsünde farklı bir tat bulacağınızı, bazılarının ise tadının damağınızda kalacağını garanti ediyorum. Bu kadar da iddialı değil mi? Sanırım bir süredir incelemelerde bu kalıbı kullanmayı bırakmıştım ama şimdi gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki, bu kitabı okuyun ;)

    1- Mağara Arkadaşları: Ayyıldız Apartmanı ve sakinlerinin hikayesini anlatmakta. Apartman sakinleri meşgaleleri içinde kıvranadursun, apartmanın -evet evet yanlış duymadınız, apartmanın- onlara bir sürprizi vardır.

    2- Ses Tutsağı: Yalnız bir adamın, yalnızlığına yaren ettiği seslerin, belki de paranoyakça yansımasını anlatmakta.

    3- Cinnet Bahçesi: Bir cinayet ve ardında yatan sebepler silsilesi anlatılmakta. Sahi, sen katil misin be adam?

    4- Gençlik Sabah Çiyidir: Yalnız bir adamın, ölüm ve yaşam arasında gidip gelmesi anlatılmakta. Acaba hangisi onu ele geçirecek? Hangisinin şakası ona ağır gelecek?

    5- Küçük Kuyu: Ah Leyla... Kahpe Leyla...

    6- Siz ve Şakalarınız: Bu öykü bana, Hoşçakal Güzin filmini hatırlattı. Tavsiye ederim.

    7- Alafranga İhtiyar: Hikaye içinde hikaye anlatan, anlatımı ile eski eserlerin tadından bir parça taşıyan, yanılmıyorsam kitabın en uzun ve bana göre en iyi hikayesi.

    8- Ara Renkler Grubu: Üç bölümden oluşmakta ve üç ayrı renkten hayata sahip insanı ele almakta.
  • 192 syf.
    ·9 günde·Beğendi·9/10
    Ayfer Artuç, ismini çokca duyduğum kalemi ile hiç tanışmadığım bir yazardı. En sonunda tanıştım ve iyi ki okudum dediğim yazarlara bir yenisi daha eklendi diyebilirim. Gerçi henüz bir kitabını okudum. Umarım diğer kitaplarından da aynı zevki alırım. Nedense öykü kitaplarını pek sevmem; konuların hep havada kalması mı desem veya kısa öykülerin beni doyurmayacağı düşüncesi mi desem bilemiyorum, ancak yazarın kalemiyle tanışmam "Mağara Arkadaşları" isimli öykü kitabı ile oldu. Hiç bir öykü kitabını bu kadar zevk alarak okuyacağım tahmin edemezdim. Bir anlamda ön yargımın kırıldığı bir kitap da diyebilirim. Sekiz hikayeden oluşan kitaba şöyle kısaca bir göz atacak olursak...

    "Mağara arkadaşları; Bir apartmanın 7 uyurlar olarak bilinen Ashab-ı Keyf ile kendini ilişkilendirmesi...

    Ses Tutsağı; Siz hiç bir sese aşık oldunuz mu? Yalnız yaşayan bir adamın yukarı katta oturan genç bir kadının ve çocuğunun sesleri ile hayatına yön vermesi...

    Cinnet Bahçesi; Mülayim bir adamın cinnet geçirip karısını öldürmesi...

    Gençlik Sabah Çiyidir; karısını kaybettikten sonra hayattan zevk almayan ve günbegün ölümü arzu eden yaşlı bir adamın alttaki yaşlı komşu kadınla tesadüfler sonucu bir yılbaşı gecesi kutlaması ve hüsranla biten bir başlangıç...

    Küçük Kuyu; genç bir adamın yaşadığı hayattan bunalıp kendini yollara vurması ve bir sahil kasabasında ıssız bir motelde yaşadığı tek gecelik ilişki ve bu geceyi ve kasabayı unutamaması...

    Siz ve Şakalarınız; Çocukları tarafından huzurevine yerleştirilen bir kadının yaşadığı sıkıntılı günler ve hiç yaşamadığı aşkı sorgularken, ömrünün son demlerini yaşarken bulduğu ve kaybettiği aşkı...

    Alafranga İhtiyar; Batı müziğine aşık ihtiyar bir kapıcı ve onun hikayesini merak ederek peşine düşen muharrir...

    Ara Renkler Grubu; birbirinden bağımsız üç renk ve üç farklı kişinin iç sesleri... "
  • Yolun başında bir sıkıntı sardı içimi. Kendimi çok yalnız buldum, çok gereksiz. Bir hayatı özetler gibiydi duruşum. Valizim birden ağırlaştı, kaldıramadım. Ne garip; insanın eşyaları da hatırları gibi yıllar boyunca birikiyor. Sonra bir yığın ayrıntı, ne bileyim, koltuklar, perdeler, karyola, kitaplık, çalar saat, çaydanlık, dantel örtüler, abajur, aynalı mektup kutusu tek tek kayboluyor.

    Ayfer Tunç
  • 192 syf.
    ·3 günde
    "Yalnızlık.. Kendine pek sık bahsetmediği, gecesini ve gündüzünü mustarip kılan, zamanın bir türlü geçmeyişinin müsebbibi, hep bu yalnızlık değil miydi? Ama bütün bu müşkül taraflarıyla alıştığı, marazi bir ruhla sevdiği bu acayip bekleyişi meydana getiren de, yine yalnızlık değil miydi?

    Uygulamanın bana katttığı değerli bir yazar daha; Ayfer Tunç!

    Mağara Arkadaşları içerisinde yalnızlık, hüzün, aşk, yaşlılık, ölüm duygularını barındıran 8 öyküden oluşuyor. Öykülerin hemen hemen hepsindeki en önemli vurgu "Yalnızlık."

    Ayfer Tunç'un insan betimlemesini harika bir gözlemle yazdığı öykülerde her karakterin yaşadığı duyguları ben de okuyucu olarak içtenlikle yaşadım.

    Kitabı okumak isteyenler için öyküleri kısa bir özetlemek istedim;


    İlk öykü, kitabın adının geldiği Mağara Arkadaşları. Mutsuzluklarla dolu bir Ayyıldız Apartmanı öykümüzün geçtiği mekan, her katında ayrı bir hüzün olan apartmanın ilginç bir özelliği ise 7 rakamıyla olan bağı, kedere ve ümitsizliğe götürecek bu apartmanın öyküsünü okurken kitaba hemen alışabilirsiniz.

    İkinci öykü Ses Tutsağı, kitabın tamamen beni esir almaya başladığı bu öyküde kendini seslere adamış genç bir adamın bir gün üst katından gelen bir kadın ve oğlunun çıkardığı sesler ile olan bağı anlatılıyor.

    Üçüncü öykü Cinnet Bahçesi'ne bir cinayet anatomisi de diyebiliriz. Katil zanlısı olan Müeyyet Bey'i onu tanıyan insanlar tarafından anlatılmasından oluşuyor.

    Dördüncü öykü Gençlik Sabah Çiyidir, Kimsesiz kalmış yaşlı bir adamın ölümü beklemesini anlatan bu öykü bütün güzel ve kötü duyguları harmanlamasıyla ayrı bir güzellik oluşturuyor.
    “Ne zaman o ilahî ve sonsuz uykuya, huzur veren büyük yalnızlığa erişeceğim, ıstırap haline gelen bu hayat, beni daha ne kadar peşi sıra sürükleyerek, günden güne, seneden seneye dolaştırıp duracak? Yorgunum, çok bitkinim..”(syf:71)

    Beşinci öykü Küçük Kuyu, mutsuz ve hayattan bıkmış bir adamın bilmediği,tanımadığı bir köye gitmesi ve bir kadına aşık olmasının öyküsü.

    Altıncı Öykü Siz ve Şakalarınız, Emekli öğretmen bir kadının huzur evinde geçirdiği dönemi anlatıyor öykü. Hayatı boyunca hep kurallara uymuş karakterimiz var ama huzur evinde tanıdığı Samim Bey ile unuttuğu güzel duyguları tekrardan yaşıyor.
    "Yasakları benden iyi kim bilebilirdi ki? Yasakların çevrelediği bir hayatı yaşamadım mı? Hayatım boyunca bütün kurallara uymadım mı? Hem otuz beş sene yasakları öğrettim ben"(syf:101)

    Yedinci Öykü Alafranga İhtiyar, Genç bir makine mühendisi olan adamın hafiyeciliğe merak sardığı bir gün tesadüfen kapıcı olan yaşlı bir amcamızı konserde görmesi ve onun hayatını merakla takip edip,onun dünyasını tanımasından oluşuyor. Ayrıca öykünün dilinin eski güzel Türkçemiz'den oluşması öykü'ye ayrı bir güzellik katıyor.

    Son öykümüz Ara Renkler Grubu ise içerisinde birbirinden bağımsız 3 ayrı öyküden oluşuyor. İsyancı bir pansiyoncu kadın, Çok konuşan bir yol arkadaşı ve Sevgilisinin ölümünün ardından yaşadığı çöküşü anlatan bir adam.

    Mağara Arkadaşlarını tüm kitapseverlere tavsiye ederim, umarım en kısa sürede okumanız dileğiyle..
    Keyifli okumalar...