• KİTAP TAVSİYEM
    ALINTILAR
    Yaşamak,ölümcül bir hastalıktır...
    Biz,hayatı kutsuz olan emekçilerin gününü kutlarız...
    Ne tuhaf,askerliğini yapmamışa kız vermeyiz de çocukluğunu yapmamışa soru sormayız...
    Hepimiz,ötekinin merakının nesnesi olmak ve bireyleşme refleksiyle burada olup,bunu inkâr etmekle mükellef zavallılarız...
    Değiştirebileceğin şeyler için hayıflan,diz döv.Değiştiremeyeceğin şeyler için zerre miskal acı çekme...(Epictetus)
    Gerçekten düşünebilmek,çetin iştir ve çırılçıplak,bir buzdağına tırmanmaya benzer.Ve orada yaşamaya...
    Çileyi bilmekle çekmek arasında fark vardır...
    Unutan,iyileşir...
    Ölümün son iyiliği bir daha ölümün olmamasıdır...
    Bazı Ötekiler,başka Ötekiler'i ötekileştiriyordu sıkça.Onların yargılarını yumuşatmak zor oldu.
    Acı çekmeliyiz,çekmeliyiz ki mutsuzluğa fırsat kalmasın...
    İnsan,dirilere baş kaldırır,ölülerin peşinden gider.Demek ki öldürülmesi gereken ölüler de var...
    Kafka gibi,
    Benim de yalnızlığım insanlarla dolu...
    Hatta....Ötekiler'i orada görenler çok şaşırdı...
    El ele,aynı salise Ölüme de gitsek, yine yalnız ölüyoruz.Çünkü yan yanayız "Birlikte" değil...
    KİTAP HAKKIDA
    Bir Öteki olarak,adıma yazılmış bu kitapta, hunharca kurulmuş birçok cümleyi sahiplenip,verilen birkaç örnekte kendimi buldum.Bende diyorum ki;
    _Niçin bu devre ait degilim?
    _Niçin herkesi sevemiyorum?
    _Niçin geçmişle yaşıyorum?
    _Niçin bağdaşamıyorum,farklı görünüyorum,derdimi anlatamıyorum....
    Sonunda cevabımı buldum
    E Çünkü Ben ÖTEKİ'yim
    (Sizin de olduğunuz gibi)
    Peki o zaman berikiler kimler?
    Ne bu şimdi?
    Tellioğulları ve Seferoğulları gibi ikiye ayrılmak? Hadi onlar Yeşil Vadi'yi paylaşamıyor da ayrılıyor.Biz niçin ayrılıyoruz?
    Ötekiler de çıplak gelip,çıplak gidiyor
    Berikiler de...
    O halde
    Ötekiler'i Ötekiler yapan özellik ne?
    Ben cevabımı buldum,boynuma kolye diye taktım.Sıra sizde
    Sürü'den ayrılıp Öteki olma yolculuğu için
    Kitabı okuyun mutlaka...
    Kitap özetine çok karşıyım aslında.Çünkü özet bireysel bir yorum.Kitabın alıntılarını okumalı insan ve anlamalı ben bu kitabı okumalıyım yahut hiç bulaşmayım diye.Şimdi ben bulaştım ne oldu dersiniz? Yazarın
    Diğer kitaplarını deli gibi merak eder oldum ,daha ne olsun...?
    Özet olmaz ,hiçbir sayfayı kaçırmadan okumalısınız da,kısaca bahsetmeye çalışayım...
    Karanlık korkusunu karanlıkta değil,aydınlıkta yenersiniz sözünü duymamış olacak ki Adem(Âdem değil bakın Adem...yokluk anlamında) gözleri önünde iki kişi tarafından cinsel saldırıya uğrayıp,ölen kızın tek tanığı olarak,olay anında müdahale etmemiş,ve de sonrasında eşgal dahi vermemiş olmanın,annesini evde çikolata veren amca ile görmenin,hatta yaşamı boyunca birçok şeye susmuş olmanın enkazı altında kalmış,duygularıyla can çekişmiş,mutsuz bir evliliği ve sahip çıkamadığı iki kızı olan ancak kitaplar yazmış ve üniversitelerde seminerler veren tanınmış bir yaşam koçu...(pardon şeyi unuttum,kendi yaşamına koçluk edemeyen bir yaşam koçu...)
    Yine birgün,yoğun bir kalabalığa seminer verirken,aniden seyircilerin üzerine düşmesiyle Öteki oluveriyor...
    Meşakatli hastane zamanlarında,elleri tutmadığı için,ağzıyla imzalatılan kağıtlardan sonra hiç ziyaretçisi gelmiyor.Uzun bir zaman sonra hastaneden çıktığında ise tekerlekli sandalyeye mahkûm yaşamak zorunda kalıyor ve bunu kendine yediremeyip deniz kıyısına intihar etmeye gidiyor.İntihar etmeye giderken yanına kitap alan türünün son örneği Öteki Adem Bey,yine intihar etmeye gelmişken,şu adamın hayatını kurtarıvereyim diyen hayat kadını "Matmazel" ile böylelikle tanışıyor.Eee bozulan psikolojiyi psikolog düzeltir mantığı ile gidilen psikoloğun da,kendi psikolojisine çare bulamamış olması ile ortaya yaşadığına sevinen lâkin ölmediğine üzülen bir üçlü çıkıyor...
    Hayat hikâyeleri,yaşam tarzları,hayattan kopuşları,travmaları,acıları,tereddütleri,korku ve ümitleri farklı olan ötekiler üçlüsü,diğer ötekileri nasıl ayrıştırıyor,bunca farklılık arasında nasıl birlikte yaşayabiliyor ancak okuyunca anlayabilirsiniz...
    "Ben bir yazar degilim,ağıtlar yakan bir sancılıyım" diyen yazarımızın sancılarına ortak olmak,ilk okuduğum kitabında kalemine hayran kalmak yanında kitapta bahsedilen birkaç kitap ismini de not alarak zenginliğime zenginlik katarak,tertemiz Ötekileştim.
    Kitapta emeği geçen tüm Ötekiler'i tebrik ediyor,Yazarımızın arkadaşı Fatih Hüner'i de rahmet ve saygı ile anıyorum.
    Adem 13 rakamından niçin nefret ediyordu?
    Yaşanan zelzelede ölen Eftelya kimdi?
    ilim kavanozunu dıştan yalayan görgüsüz de kim?
    Hayatımı kaybetmeyeceğim,ölümü kazanacağım diyen kim?
    Ortak yanları,tutarsızlık olan Ötekiler kim?
    İslah evinde kimi ziyarete gittiler?
    Sahip olduklarımız yok olunca yok oluyorsak,biz zaten yokuz nu demek?
    İşte tüm bu soruların cevabı ve çok daha fazlası kitapta...
    Yorumumu kitaptan bir alıntı ile bitirmek istiyorum izninizle:
    "__Çoluk çocuğunuz elektrik ve kömürü bitmiş bir evde üşüyor.Önce ne istersiniz?Elektirik mi,kömür mü?Şüphesiz,aydınlanma ihtiyacı düşünceye,ısınma ihtiyacı inanca tekabül eder.İnanç ısıtır ama aydınlatmaz.Düşünce ise aydınlatır ama ısıtmaz" (Emre Timur)

    Tavsiye ederim
    Sevgiler
    ZeHra Gaylan
  • 432 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Kitap Masal ve dostlarının sohbet eşliğinde eğlendikleri sahneyle başlıyor.Gayet eğlenceli ve keyifli geçen vakit Masal'ın yanlışlıkla göğüslerinin fotoğrafının Sedat'ın telefonuna gitmesiyle yön değiştiriyor.Arkadaşlarının aklına Sedat ile Masal'ın arasını yapma düşüncesi gelmesiyle de planlar,entrikalar başlamış oluyor.Masal ve Sedat aslında birbirlerinden hep etkilenmiş ama köşe bucak da kaçmışlar.Bunun sebebi yıllar öncesine bir düğün gününe uzanıyor.Tabi aradan geçen zaman ve Sedat'ın yaşadığı acı günlerden sonra aralarına uçurumlar giren çiftin arkadaşlarının yaktığı kıvılcım sayesinde ateşe tutuşacaklar.
    Aşk ve tutku,inat ve şehvetle karışacak.Peki Masal ve Sedat ateşle oynayıp sağ çıkabilecek mi?Bunun ve daha fazlasının cevabı ise kitapta.

    Kitabı aşırı seviyorum.Yeni,yine ve yeniden okudum.Yine çok sevdim.İlk okuduğumda hissettiğim kızgınlığı,mutluluğu,inadı,acıyı,kıskançlıkları,birbirlerine karşı hissettikleri o dayanılmaz tutku ve aşkı tekrar ve aynı etkiyle hissettirmesine ise bayıldım.Her sahneyi sanki ilk defa okuyormuş gibi okudum.Neler olacak,neler yaşanacak diye meraklandım.Olayları bilmeme rağmen sabırsızlıkla sayfaları çevirdim.Soluksuz okudum.Yazarın kalemini çok seviyorum.Duyguları öyle güzel yansıtmış ve o duyguları o kadar yoğun hissettirmiş ki iliklerime kadar hissettim.

    Sedat karakterine sinirlendiğim,kızdığım çok zaman oldu ama öyle bir yarası ve o yaranın üzerindeki etkisi vardı ki.Onu anlıyor onun için üzülüyorsunuz.Yazar Sedat'ın geçmişte yaşadıklarını ve onun üzerindeki etkisini çok başarılı bir şekilde yansıtmış.Onun olduğu her sahnede gözlerimde kalpcikler vardı.Sedatttt diye ortalarda dolandım.(Okuduktan sonra sizde öyle dolanacaksınız)Masal karakterini de çok sevdim.Çok güçlü bir kadın karakterdi.Aşkının peşinden gitmesini okumak çok keyifliydi.

    Sizde aşkın tutkuyla harmanlandığı harika bir aşk hikayesi okumak istiyorsanız mutlaka okumalısınız.Gözüm kapalı tavsiyemdir.Okuyun,okutun.
  • Tuhaf bir şey seziyorum.
    Bu, daha çok hayal kırıklığından sıyrılmış ince bir düş sızısı gibi.
    En güvendiğim yerden sınanıyorum.
    Aklım, yokluğunla düş kuruyor gibi.
    Kaybettiklerim, peşi sıra göz önüme getiriliyor.
    Ne kadar da çok yitirmişim!

    Kaybım, düşümden beslendikçe, sana dair her bir umudun tek tek düşüşünü izliyorum...
    Fırat Oturmak
    Sayfa 21 - İKİNCİ ADAM YAYINLARI
  • 330 syf.
    ·10/10
    "Gördüğünüz gibi her şey bir hikayedir ‘’ dedim, ‘’ve nereye kadar gerçek olduğunu bilmemize imkan yoktur. İnsanlar birbirine durmadan yalan söyler."

    Zülfü Livaneli'nin eserleri, önerirlerle ısrarlarla okunmam işitendi. Nedense bende direndim herzaman, sonunda hediye olarak geldi ve ilk okuduğum eseridir kardeşimin hikayesi..
    İyiki okumuşum ve keşke daha önce okusaymışım dedirten bir eser ve yazar.

    Kitabin ilk girişinde beni kendine çeken bir üslubu vardi ve her çevirdiğim sayfada daha çok derinlere aldı beni ve 2 günde bitirmemle sonuçlandi kardeşim hikayesi..

    Kardeşimin hikayesi, çok güzel bir eser ister üslup olsun ister konu içeriği olsun ister tasvirleri olsun ciddi anlamda cok etkileyici bir kitap.
    Livaneli'nin kalemi muhteşem..
    Eserinde ise bir adam(Ahmet) ve bir gazetecinin cinayet sonucu tanismasiyla başlıyor. Ve bu tanışmada sizleride içine çeken muhteşem bir sohbet havasi var.
    Ahmet'in çocukluğundan süre gelen hüzünlerle dolu yaşamını anlatıyor ve aşkı anlatıyor. Aşkın bir insan uzerinde ne gibi sonuçları olur diye düşünüyorsaniz bu kitabi okumalısınız. Ahmet takıntılı daha doğru biraz hasta biri ve bu hastalığa sebep olan etkenleri kitabin sonuna kadar anlamıyorsunuz. Livaneli öyle bir yazmışki ne tahmin etseniz hepsi yanlış çıkıyor kitap sonunda herseyi anlayıp şaşırıp ve istemsiz olarak hüzünleniyorsunuz.
    Buda yazarımız kalitesini gösteriyor.
    Cinayet üzerine tanışan Ahmet ve gazetecimiz arasındaki sohbet zeka oyunları sizi kitaba hapsediyor. Ahmet'in ikiz kardeşi var Mehmet adinda ve gazeteciye Mehmet'in hikayesini anlatıyor ama bu anlatımı gazeteciye gizem katarak merak duygusu uyandırarak anlatıyor. Sizde gazeteci gibi bu hikayeyi merak içinde sabırsızlıkla okuyup takip ediyosunuz.
    Mehmet'in hikayesi sizi her türlü duyguya sevk ediyor hikayenin gizemi yazarın muhteşem ötesi anlatımıyla kitabi yaşayarak okuyosunuz. 10 daha fazla puan olsa onu verirdim. Özellikle kitabin can alıcı noktası kitabın sonları..
    Yazar sona öyle bir gizem ve sürpriz eklemiş ki okuduğunuz zaman resmen şoka uğruyorsunuz.
    Kısacası; Kardeşimin Hikayesi sizi yaşayarak olaylarin içine hapseden ve bilindik bütün duyguları sizlerde hissediren nadir eser ve yazarlardan biri.
    Bu incelemeyi okuyanlara vereceğim tek tavsiye ön yargılı olmayin kararsız olmayın mutlaka alın okuyun kesinlikle pişman olmayacaksınız...
    Kitabı anlatan şu alıntıyla bitirmek istiyorum incelememi;

    "Kimse kimseyi bilemez. Çünkü herkesin anlattıklarının bir kısmı kurgudur, kiminde daha az, kiminde daha çok."
  • 363 syf.
    ·Beğendi
    Percy Jackson ve Olimposlular Serisi liseden beri benim kütüphanemde okunmayı bekliyordu. Artık hazırım dediğim an aldım elime ve Yunan mitolojisine ait penceremi de aralamış oldum. Okurken sık sık Yunan Mitolojisi karıştırdım, hatta kafamda yer alması adına notlarda aldım. Bence sizde böyle yapmalısınız. Çünkü seri beş kitaptan oluşuyor başında bütün olayı yerli yerine oturtmak adına bu gerekli. Yoksa zincir başlamadan tamamen kopabilir. Ben şu yanlışa da düştüm siz düşmeyin, ilk önce filmini izledim sonra seriye başladım. Filmde böyleydi ama kitapta şöyle karmaşasından bunaldığım yerler oldu. Ayrıca kitap çok satanlar listesinde uzun süre tutunmuş hala da seveni olduğunu görüyorum, yeri geliyor ben mutlaka okumalısınız diye öneriyorum. Yunan mitolojisinin ne kadar aslını yansıtır bilemem ama merak uyandıran içerisindeki tarihle yetinmeyip sizi araştırmaya sevk edecek türden bir kitap. İnsan daha ne ister ki. Eğer beni dış dünyadan tümüyle koparsın ordan oraya sürükleneyim diyorsanız bu seri tam size göre. Tavsiye ederim. Şimşek Hırsızı'nı okuyun, okutturun.
  • 100 syf.
    ·3 günde·9/10
    Orhan Kemal'in okuduğum ilk kitabı mükemmel ötekisi bir arıcılıkla sürdü gitti. Hiç bitmemesini isteyeceksiniz. Sizi alıp götürüyor ve sanki sizde o koğuşta yatan insanlardan oluyorsunuz. Para uğruna arkadaşını ve her şeyini satan insanların hikayesi bu. Ve en dikkat çeken detay kumarın insanın hayatında etkisi. İlginizi çekecektir mutlaka okumalısınız.
  • Seni bana anımsatacak pek bir şey kalmadı.
    Ne gökyüzünde bir bulut,
    Ne de çiçekler de saklı bir koku.
    Rüzgar da taşıyamıyor artık saçlarından kopardıklarını.
    Seni bana anımsatacak pek bir şey kalmadı.

    Yokluğuna bağlamamakta gerekmiş bir çok şeyi.
    Sebebi benim tüm kırgınlıkların.
    Tutamadım! Ne içim de seni, ne de başıboş bir umudu... Bizler yasak hüzünlerin efendileriyiz...
    Mutluluğa uzak düşmüş hükümlerimiz...
    Fırat Oturmak
    Sayfa 89 - İKİNCİ ADAM YAYINLARI