Ana karakterimiz Julia bir psikolog. Paris'te mutlu, huzurlu bir hayat yaşarken bir gece telefonu çalıyor. Babasının ölüm haberini almasıyla beraber hayatındaki her şey tepetaklak oluyor. Önce bir çöküş sonra toparlanış hikayesi diyebilirim.
Düşük beklentiyle başladığım ama baştan sona sıcacık bir kitaptı. İçine çok hızlı çekti, yeri geldi kahkaha attırdı yeri geldi ağlattı. Ama çok güzeldi. Çok olayı olan, uçan kaçan romanlardan değil. Olay örgüsü basit olduğu için sıkılır mıyım diye düşündürttü beni ama hiç öyle olmadı.
Tamaris, Güney Fransa'da bir huzurevi. Kendini toparlamaya çalışan Julia bir anda yaşadığı yer dahilinde her şeyini değiştirerek oraya çalışmaya gidiyor. Orada kendini buluyor, dürüstlüğü, başka hayatlara dokunmayı,gerçek sevgiyi Tamaris'in sakinlerinden öğreniyor. Yaşlılara nasıl dayanacağım derken onlarla bambaşka bir hayat kuruyor. Bize de keyifle okuması, gülmesi, ağlaması kalıyor.
Yormasın, aksın, keyifle okuyayım istiyorsanız, bu kitaba bir şans verebilirsiniz