"Arayışımda bütün umudumu yitirdiğim zamanlar çok olmuştu.
Yalnızca kaybolan birini değil, kaybettiğim başka bir şeyi, anlamı da arıyordum. Bir amaç arıyordum. İnsanların yüz yıldan fazla yaşamama nedeninin buna uygun olmamaları olduğunu anlamış tım. Yani psikolojik olarak. Sanki tükeniyordunuz. Geriye devam etmenizi sağlamaya yetecek kadar bir benlik kalmıyordu. Kendi düşüncelerinizden sıkılıyordunuz. Hayatın kendini tekrarlayı şından. Bir süre sonra görmediğiniz hiçbir gülücük, bir jest kal mıyordu. Dünya düzenindeki her değişiklik önceki değişiklikleri hatırlatıyordu. Haberler haber olmaktan çıkıyordu. "Haber" söz cüğü komik gelmeye başlıyordu. Her şey bir döngüydü. Yavaşça dönerek geçmişe doğru giden bir döngü. Defalarca, tekrar tekrar aynı hataları yapmaya devam eden insanlara duyduğunuz hoşgörü azalmaya başlıyordu. Bir zamanlar nakaratını çok sevdiğiniz ama artık her duyduğunuzda kulaklarınızı parçalamak istediğiniz bir şarkıyı sonsuza kadar dinlemek gibi bir şeydi bu."