Yaralarımızı göstermedik birbirimize
yaralarımızı deştik
eskiden anımsadıkça yeri sızlayan o yara
artık paramparça
Ben şimdi bu acıyla nerelere giderim
hangi taşa vururum bu akılsız başımı
etim ne budum ne benim bununla nasıl baş ederim
gözün aydın içim yanmıyor artık
içim öldü!
Bir gün hepsi birden bozacak bu oyunu. Hepsi birden, birbirlerinden habersiz delirecekler. Yüzüne bakmadıklarınız, yüzünüze tükürecek sizler ne olduğunu bile anlamadan. Alışveriş merkezinde tuvaletleri temizleyen abla, sabunluğu kezzapla dolduracak. Otobüs şoförünüz kırıverecek direksiyonu şarampole. Güvenle boynunuzu sunduğunuz berber çırağı, usturayı daldırıverecek derinizin altına. Çay getiren garson, fare zehriyle tatlandıracak bardağınızı. Köy pazarından aldığınız organik domatese, bir şırınga siyanür zerk edecek köylü teyze. Sitenizin kapısındaki güvenlik görevlisi jopuyla kafatasınızı paramparça edecek. Son anınızda yüzlerine bakacaksınız o âna dek yüzlerine bakmadıklarınızın. Ve onlar hep bir ağızdan diyecekler ki:
Oyun bozuldu, artık beraber kaybedeceğiz!