Sevgi çoğu sıkıntıları bile hissettirmezken, sevgisizlik, en ufak şeyi bile gözde büyütmeye sebep olur.
Sevgi ancak, sevdiğinin ihtiyaçlarını öğrenmek ve ona uygun davranmakla ifade edilebilir. Sevgi korumayı, sevgi destek olmayı, sevgi anlamayı, sevgi bağlılığı ve vefayı, sevgi sadakati, sevgi kendinden çok sevdiğini düşünmeyi gerektirir. Aile hayatında yapılabilecek en önemli gayretlerden biri de eşinin sevgi dilini öğrenip, helâl dairesi içinde ona uygun davranmaktır. İlâveten, sevgiyi tanıyan zihin ve duygular, onu yeniden üretebilir ve eskisinden daha güçlü hale getirebilir. Sevgi bitmez, sadece biz bittiğini zannederiz. Duygularımız değişince düşüncelerimiz ve yaptıklarımız da değişir. Yeter ki biz iyi niyet ve akıllıca yaklaşım biçimi ile yuvamızı yeniden hayatın merkezine alabilelim. Yuvayı düşünürsek, yuvanın en baş aktörleri olan anne babayı ve çocukları da düşünmüş oluruz.
Kâinattaki her şey ve sen... Kâinattaki her şeyle beraber senin evvelin, nihayetin, vücud hikmetin... Niçin oldun, nasıl oldun, ne oldun, ne olmak için oldun, ne olmalısın, ne olacaksın? İşte bunların cevabını ve hesabını veren dindir.
Bütün bunların cevabını ve hesabını dosdoğru veren de hak ve tek din, iSLÂM...
Bir zamanlar Batı ülkelerine birer eyalet göziyle bakan, karaların ve denizlerin hâkimi Türk, ezelden beri sâf ve büyük tefekkür kafaları yetiştirmemek yüzünden, ne Doğuyu, ne de Batıyı köklerine kadar müşahede edebilmiş; derken Batının birdenbire fışkırdığı müspet bilgiler umacısı karşısında küçük dilini yutmuş; ve o yutuş, bu yutuş, ruhu ve kolları bağlı, bugüne kadar gelmiştir.