Şenay

-Kağan kızı seni yaman vurmuş anda!.. Kağan kızı gerçekten yaman vurmuştu.Ama nasıl vurduğunu Börü bilmiyor,yalnız andasının gövdesindeki yaraya göre hüküm veriyordu.(Gönül yarası)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
En önde kurt başlı tuğ dalgalanıyor,arkasında Gök Türk Devletini diriltmeye kalkan kahramanlar geliyordu.Kaşlar çatılmış,ağızlar kilitlenmiş uçuyorlar,koyu kumral saçları dalgalanırken kartal bakışlarıyla ileriye bakıyorlardı.Gözleri yalnız ilerisini görüyor, arkada kalan hiçbir şey hatıra gelmiyordu.
Sanma gönül dinlenir Ufukta gün batınca. Bunalırım kederle Gece gelip çatınca. Bakışlarım puslanır, Gönül dağım sislenir, Göz pınarım ıslanır Sevgi kuşu ötünce.
Babama sana yaraşır bir oğul,ablama yaraşır bir kardeş olmak için karşılıksız vuruşacağım.Andımızı tutmazsam gök girsin,kızıl çıksın!
-Urungu! Bozkurt soyunun yüce bir oğlusun.Çünkü Kür Şâd'ın oğlusun.Bununla övünmek hakkındır.Kağan olmak hakkı iken baban bu haktan vazgeçerek vuruştu.Sen de babana yaraşır oğul olmak istiyorsan Bozkurt soyundan olduğunu kimseye söylemeden yaşa.Kurt başlı gönder Ötüken'e dikilinceye kadar vuruş. Bir tegin olarak değil, Urungu olarak kal !.. -Urungu niçin ana dedi? -Çünkü en güçlü,en iyi insan hakkından vazgeçen insandır.En büyük kahramanlık da hiçbir karşılık beklemeden yapılandır.