o geceyi, yatağımın altında defterinin bulunduğu günün gecesini, duyduğum acıyı ve ölme isteğini hatırlıyorum ama. öylece yattım, tavana bakarak, artık hayal kuramadım, bir şey düşünemedim ve bir de o yataktan hiç kalkmayacağım inandım.
oysa biri kaçık değil: korkuyor. neden korkuyor acaba? herhangi bir şeyi anlamak istediğimizde, tek başımıza onu karşısında dururuz, kimse yardım etmez; dünyanın tek geçmişi işe yaramaz olur. sonra bu şey ortadan kaybolur, onunla birlikte anladığımız şey de silinip gider.