soley'in Kapak Resmi

Hepimiz kendi masallarımızın kurbanıyız.

Saatleri ayarlama enstitüsü/ Ahmet Hamdi Tanpınar

Gözyaşının kimyası 'duygusunda' gizli

Prof. Dr. Sinan Canan ,"Mutluluk, acı, öfke, reddedilme, azim, kahkaha, esneme, soğan doğrama gibi farklı duygu ve durumlarda ortaya çıkan gözyaşı, farklı kimyalara sahip. Hepsinin icerigi farkli. Bu yüzden mikroskobik olarak incelendiklerinde görüntülerinin de farklı olduğu gözlemleniyor.Duygusal durumlarda gözlerimizden yaş akması, yani ağlamak ise tamamen insana has bir durum. Bu durumda akan yaşlar diğerlerine göre çok daha karmaşık bir içeriğe sahip görünüyor. Ağlama sırasında dökülen gözyaşlarının bileşiminde vücudumuzda görev alan birçok hormondan izler görebiliyoruz. Hatta sinirlerin büyümesini ve gelişmesini kolaylaştıran proteinler bile mevcut. Bu karmaşık salgının nedeni halen tam belli olmasa da kişide ve çevresindeki insanlarda kimyasal sinyaller ve koruyucular olarak etki göstermesi mümkün görülüyor araştırıcılar tarafından."

Hayvana kotuluk , bir erken uyari işaretidir

Adli tip uzmani Prof.Dr.Sevil Atasoy

Bugun battaniyenin sicakligini duy hisset degerini bil cunku sokakta bu battaniyenin sicakligini isteyen oyle cok insan hayvan su an var ki , sen aslinda sanslisin

Mutluluğun hep bir nesnesi vardır, bir şeyler yüzünden mutlu olunur, varlığı dışardan bir olaya bağımlıdır. Oysa neşenin nesnesi yoktur. Belirgin olmayan bir nedenle sarar seni, varlığı güneşe benzer, kendi yüreğinin ısısıyla yakar.

Susanna Tamaro

Sivas katliami oldugunda atese bakarak yanan insanlarin acisini gorerek kimlerin gulerek alkis tuttugunu unutmayalim

Hayatta en kotu olan da seni anladigini dusundugun kisinin aslinda seni hic anlamamis oldugunu anlamak

Üzülüyorsun, takma diyorlar.
Kızıyorsun, değmez diyorlar.
Boşveriyorsun; gamsız diyorlar.
Susuyorsun, iki çift laf et diyorlar.
Konuşuyorsun, muhatap olma diyorlar.
Çekip gidiyorsun, mücadele et diyorlar.
Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar.
Bağırıyorsun, sakin ol diyorlar.
Aklı başında davranıyorsun, bu kadar uslu olunmaz diyorlar.
Dikine gidiyorsun, yaşına başına yakışmaz diyorlar.
Ölünce ne diyecekler?
Muhtemelen; Ölüm sana yakışmadı.
Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler…

Müşfik Kenter

"Düşünmenin önüne geçebilsem hiç de fena olmayacak. Düşünceler her şeyden daha tatsız. Yaşayan etten bile tatsız. Uzanıp dururlar, bitmez tükenmezler ve insanın ağzında acayip bir tat bırakırlar."

Jean-Paul Sartre , Bulantı

"Sen bana bir kahve yap; ben de sana bu hayat yaşanabilir bir şeymiş gibi yapayım."

Ayfer Tunç

Manyaktik renkli boyalarla kara duvarlari boyardik gulerek sarkilar soyler ceplerimiz bos sahilde denizi izlerdik , kocaman kollarimizi actik kiz kulesi kollarimizdydi iste kuleyi bile sokmustuk kollarimizin arasina ne denli buyuktu sevgilerimiz kucuk anlarda sakli mutluluklarimiz saymakla bitmezdi

Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. “Kaç yaşında?” derler, “Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?” Bu tür bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar. Deseniz ki, “Kırmızı kiremitli güzel bir ev gördüm. Pencerelerinde saksılar, çatısında kumrular vardı.” Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama, “Yüz bin liralık bir ev gördüm,” deyin, bakın nasıl “Aman ne güzel ev!” diye haykıracaklardır.

Küçük Prens

Kafka'yi ve Gregor Samsa'yi cok seviyorum...

"Ailem nasıl da sessiz bir yaşam sürüyormuş" dedi Gregor kendi kendine ve gözlerini önündeki karanlığa dikerken anne ve babasıyla kız kardeşine böyle güzel bir evde yaşam sağlayabildiği için gururlandığını hissetti. Fakat ya şimdi bütün bu huzur, bütün bu rahatlık ve memnuniyet korkunç bir şekilde sona erecek olursa? Bu tür düşünceler içinde kendini kaybetmemek için harekete geçti ve odada bir aşağı bir yukarı sürünmeye başladı.

Dönüşüm

Dünyanın pisliğiyle sıvanmış gözlerimizle bakınca, bir tünelde kaza geçirmiş tren yolcularına benziyoruz: Kazaya uğradığımız noktadan tünelin ucundaki ışık seçilemiyor, o ışık öylesine küçük ki, seçebilmek için bir an ara vermeden bakmanın sürdürülmesi gerek, üstelik tünelin ucunun varlığı da kesin değil.

Mavi Oktav Defterleri , Franz Kafka

"Seni kaybetmekten o kadar çok korkuyorum ki Milena. Bazen düşünüyorum da eğer gerçekten insanlar mutluluktan ölebilselerdi benim çoktan ölmüş olmam gerekecekti. Ama ben aksine mutluluk sayesinde tekrar hayata döndüm..."

Franz Kafka

Neşeli olmak her zaman iyidir, bir şeyin de göstergesidir. Daha yaşarken ölümsüzlüğe ulaşmak gibi bir şeydir. - Çanlar Kimin İçin Çalıyor?, Ernest Hemingway

Beni sevmiyorsan eğer korkma ben seni ikimize de yetecek kadar çok seviyorum .. - Ernest Hemingway - Çanlar Kimin İçin Çalıyor

'.. Ama yaşamak, bir tepenin yamacında rüzgarla salınan bir buğday tarlasıydı. Yaşamak, gökyüzünde dolanan bir atmacaydı. Tahılın savrulduğu, samanların uçuştuğu harman yerinde, tozlar içinde duran toprak testideki suydu yaşamak. Bacaklarının arasındaki bir attı yaşamak; bir bacağının altındaki karabinaydı, bir tepeydi, bir koyaktı, bir dereydi kenarında, vadinin uzak kıyısında, tepelerin ötesindeki ağaçların uzandığı. - Ernest Hemingway - Çanlar Kimin İçin Çalıyor