Bağrımda uğuldayan aysız sevinçsiz kelimelerle bu son tutuşum seni bu sana son bakışım... Elveda mavi çiçek .. Elveda tarla kuşum.
Nihat Behram
Vinteuil’ün sonatında, en önce keşfedilen güzellikler, aynı zamanda en çabuk bıkılanlardır; kuşkusuz aynı sebepten ötürü: Daha önce bildiklerimizden en az farklı olanlar bunlar olduğu için. Ancak, bu güzellikler uzaklaştıkça, dimağımıza karışıktan başka bir şey sunamayacak kadar yeni olan üslubunun bizim için anlaşılmaz kıldığı, el değmemişliğini koruduğu bir cümle kalır seveceğimiz; o zaman, her gün farkına varmadan önünden geçtiğimiz, bekleyen, sırf güzelliğinin gücüyle görünmez olup bilinmezliğini korumuş olan cümle, en son gelir bize. Ama en son terk edeceğimiz de odur. Üstelik ona olan sevgimiz, diğerlerinden uzun sürecektir çünkü onu sevmemiz daha fazla zamanımızı almıştır. Zaten biraz derin bir eseri birinin kavraması için gereken zaman -benim için bu sonat konusunda olduğu gibi- gerçekten yeni olan bir şaheseri kitlelerin sevebilmesi için geçmesi gereken yılların hatta bazen asırların küçük bir örneğidir, adeta simgesidir. Bu yüzden de dahiler, halkın kavrayışsızlığından kurtulmak için, çağdaşlarının yeterli mesafeden yoksun olduğu gerekçesiyle, gelecek kuşaklar için yazılmış eserlerin ancak gelecek kuşaklar tarafından okunması lazım geldiğini düşünebilirler; tıpkı bazı resimlerin fazla yakından bakıldığında yanlış değerlendirildiği gibi.
Sayfa 96 - Yapı Kredi Yayınları, 31. Baskı, Çev. Roza Hakmen
Reklam
Hiç bir şey bana önceki gibi görünmüyordu.Bu güzel güneş,bu mavi gökyüzü,bu güzel çiçek artık bir kefenin rengi gibi beyaz ve solgundu.
Buradayım: Uyurum belki bir gün. Belki bitiririm bir gün delik deşik kozamı dökülüp gitmeden bütün dut yaprakları bir gün bir güç bulur içimde son bir gayretle son salgılarımı gezdirir deliklerimde tırtılım tıkar gediklerimi. O zaman büzülür, dalarım uykuya - eski beni yok edecek yeni beni var edecek: Bomboş, dopdolu seslerden, esintilerden uzak
BEYT-ül HÜZN
Sevgili okur, bu diyeceklerim Bir gülün tomurcuğunda saklı vasiyetimdendir. Sanırım çiçekler açarken de ölünebilir. Zaten yaşamayı beceremeyen Düzgünce ölmeyi ne bilir? * * * * * ❝...Kolay mı , bilmiyorum şiir yazmak, bir köşede saklanıp sessizce ağlamaktan? Ezberimde bu evin ağlanacak her anısı ve yazılacak her acısı... Dün gibi aklımda
bazı şeylere inanmak isterken, seni düşünüyorum. bazı şeylerin gerçekliğini sana vâdediyorum. bazı şeyler senin kadar güzelse, güzel değildir diyorum. seni akışa bırakıyorum. şu köşeyi dönünce karşımıza çıkan sokağın seslerini, görüntüsünü, gelip geçenleri, seni sevişimi, güneşin yakınlığını, tüm dengesizliklerimi seninle yaşıyorum. bir ormandayız, kuşların güzel görünen uçma meraklarını izliyoruz. en güzel görüneni yine sensin. yüzünü seviyorum, ormanlık alanda çiçek açtıran gülüşünü seviyorum. nefes aldıran saçlarını seviyorum. hiç düşünmeden, nasıl nefes almamışım bu zamana kadar, diyorum. seni seviyorum. keşke bu masalı sana hissettirebilsem çünkü ben sık sık bu masaldan kovuluyorum. ellerin ellerimden yitip gidiyor, gözlerin gözlerime düşman oluyor. ellerimde, seni sevmiş olmanın huzuru, yüzümde son kere yüzünü görmüş olmanın mâhrum görünüşü. işte ben bu kadarım. tam bu kadar.
Reklam
488 syf.
·
Puan vermedi
·
5 günde okudu
Bir Ankara ziyaretinde Dost kitabevinde karşılaştığım nadide eser. Nadide çünkü her Ankara’ya gidişimde Dost’u uzun uzun ziyaret eder ve bir kitap hediye ederim kendime. Bu da son ziyaretimden payıma düşen. Çok çok severek okuduğum bir şiir kitabıydı benim için. Kimi şiirleri kolay anlaşılır kimileri ise üzerinde başka başka anlamlar yakalayabileceğiniz şiirler. Benim her satırında kendimden bir şeyler aradığım, yazarın yalnızlığını paylaştığım bir eserdi. Oraların, buraların, “sen”lerin, aklı ile kalbi arasında kalanların şairi Özdemir Asaf. Aşk’a, yalnızlığa, sana(sen), bana bir de onun yazılarında şahit olmak oldukça keyifliydi. Kitabın bitişinin yazarın ölüm yıl dönümüne denk gelmesi benim için daha da anlamlı oldu. Dün bitirmek için gayret etmiştim fakat meğer bugüne kısmetmiş. Gerçekten bazı kitaplar başlamak, bitmek, okunmak için belli bir zamanı bekliyor. Bu kitap da onlardan biriydi. “Ne zaman bir kendisi ölse birinin Ölümlerde kendini yaşar kalır o.
Çiçek Senfonisi
Çiçek SenfonisiÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20217bin okunma
Bilirim. Her gün doğmadan kızıllığına yazar adını… Bilirim her martı dokunmadan denize kendi dilince tekrarlar duanı... Ve her gül açmadan kollarını bu dünyaya, Senin kokunu bular yüreğine… Bilirim düşmez güneş toprağın hiçbir zerresine hatırlamadan Seni… Bilirim seversin Sen Seni seveni… Ey beni en çok sevenin en sevdiği… Ey gönlümdeki sevgiye
344 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
Herkese merhabalar... Yazarın en uzun sürede okuduğum kitabı ile karşınızdayım. Bunun sebebi kitabı okumaya yanlış zamanda bayram arifesinde yola çıkacağım dönemde başlamış olmam. Kitabı elime alıp adam akıllı okuduğumda ise bir gün içerisinde bitirdim. Şimdilik Kardeşlik Savaşçıları serisinin son kitabını da okumuş oldum. Daha önce de Temuçi istilasının tehditi ile karşı karşıya gelen Skandiya tekrar Temuçilerin tehdidi altındadır. Erak kapılarına dayanan Temuçi ordusunun niyetini anlayabilmek için Hal ve Balıkçılları Ragnak Kalesine gönderir. Olayların beklenmedik bir şekilde ilerlemesi ile Balıkçılların yolları Yılan Geçidinde başlayıp Buz Nehri'nde devam ediyor. Skandiyalıları okumak her zaman hoşuma gitti çünkü denize açılan bir geminin tayfalarını okumak bana büyük zevk veriyor. Ayrıca kitabın başında kitaptaki terimlerin açıklamalarını okuyunca zorlanmadan olayları anlayabiliyorsunuz. John Flanagan'ın yeri bende her zaman ayrı olacak ve her zaman çevremdekilere önereceğim bir yazar. Okuyun, okutturun efendim...
Kardeşlik Savaşçıları 8 (Temuçilerin Dönüşü)
Kardeşlik Savaşçıları 8 (Temuçilerin Dönüşü)John Flanagan · Beyaz Balina Yayınları · 202130 okunma
80 syf.
4/10 puan verdi
Efendim hikayemizin özeti şöyle: Hikaye aslında basit gibi duruyor. Ama içinde ciddi izler bırakıyor. Bu arada yazarın da kısa hayatına bakarsanız, 1942 yılında Brezilya’da eşiyle birlikte intihar etmeyi seçerek hayatına eşiyle beraber son vermiş bir adam. Dolayısıyla normal bir insan tipinden bahsetmiyoruz. Ve bunu da edebiyatın kaçınılmaz sonu
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Parodi Yayınları · 2017226,1bin okunma
Geri199
1.000 öğeden 991 ile 1.000 arasındakiler gösteriliyor.