1000Kitap Logosu

Sonra Hayat Yeniden Başlar

GÖKYÜZÜ
Hayat Kaybettiğin Yerden Başlar'ı inceledi.
200 syf.
·
Puan vermedi
PES ETMEK YOK! :)
Kaybettiğin yerden 'yeniden' diyeceksin. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve bu kitaptan sonra yazarın hastası oldum diyebilirim. Hayatta kaybettiğiniz, düştüğünüz zamanlar olacak siz pes etmeyip yeniden demelisiniz. Bu kitapta da tam olarak bu anlatılmış. Ders çıkarabileceğiniz hikayeler, yazarın hayatında olan olumsuzluklar ve sizi motive edebilecek sözler var. Kitabı okurken kendinizi iyi hissedebileceğinizi düşünüyorum. Okumanızı tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar diliyorum. Kendinize iyi bakın...
Hayat Kaybettiğin Yerden Başlar
Okuyacaklarıma Ekle
4
Emrah ...
Otomatik Portakal'ı inceledi.
172 syf.
·
13 günde
·
Puan vermedi
Bok püsürlü dünya !!!
Herkese merhabalar... Ufak bir tatilden dolayı kitabı bitirmem uzun zaman aldı. Ama ara vermeme rağmen tekrar devam ettiğimde her şey ilk günkü okuduğum gibi taptazeydi. Sağlam bir konu ele alındığı için içeriği, olayları unutmak mümkün değil. Aslında hepimiz çocukken kimi zaman tatlı tatlı hırsızlıklar, kimi zaman arkadaşlarımızla tartışmalar yaşamış olabiliriz... Ama Alex ve arkadaşlarının hikayesi bambaşka, bulundukları, yaşadıkları ortama veya mahalleye çok büyük huzursuzluk yaşatmaları diğer çocukların hayat hikayelerinden ayrılmaktadır. Sizce bir kaç çocuk, yaşları 14-15 civarında olan, yaşadıkları mahalleye ne kadar korku salabilirler? Bu sorunun cevabını başka bir soruyla vermek mümkün. Sizce ellerinde bıçaklar, jiletler, silahlar vs bulunduran ve yeterince olgunluğa erişememiş, yaptıkları şeyleri sorgulamayan kişiler etraflarına zarar vermeden durabilirler mi? Duramazlar değil mi, hele ki onlara liderlik etmeye çalışan kişi sürekli bir kavga, kaos, hırsızlık ve daha nice kötülükler peşindeyse. Lider kim mi? Tabi ki Alex'ten bahsediyorum. Kendisini kötülüğe, kavgaya, pisliğe adayan ve arkadaşlarını da peşinden sürükleyen hiç bir zaman iyilik adına bir şeyler düşünmeyen etrafına zarardan başka bir katkı sağlamayan otomotikleşmiş bok püsür. Hep böyle devam etmez kötülük işleyenlerin hayatları, elbet çark tersine döner bir zaman, elbet pişman olunacak zaman gelir, elbette ki geçmişe dönüp bazı şeyleri düzeltmek isteneceği zaman da gelir. Alex için çarkın döndüğü zaman ise yine yaptığı bir kötülük sonucu polise yakalanmasıyla başlamaktadır. Polise yakalanmasıyla birlikte önce arkadaşları onu satar sonra da kendisine yapılacak olan işgenceler başlar. İşgenceler sonucunda uzun süre hapis yatar ve çok büyük yıpranmalar yaşar. Sonrasında ise serbest bırakılan Alex, kendi geçmişinde kötülük yaptığı insanların hayatları ile kendi hayatının kesiştiğini fark eder. Kötülük yaptığı insanlar onu tanır ve kısasa kısas mantığıyla onlarda Alex'e kötülükler yaparlar... Bu 'günah çıkarma' karşılaşmaları sonucunda ise Alex'in kendi hayatına karşı cinsten birini katmak istemesiyle ve aslında bazı şeylerin de geçmişten farklı olmasını istemesiyle son bulur. Soruyorum sizlere Alex'in kötülükler yaptığını şikayet eden ve bundan nasibini alan insanların tıpkısının aynısını Alex'e yaşatmaları onların Alex'ten farklı olmasını nasıl ortaya koyabilir ki ? Ya herkes farkında olmadan otomotikleşmiş bir hayata evriliyorsa ? Bence bu roman bizlere yine ve yeniden adalet denen düzenin yeniden işlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Çünkü kısasa kısas bir adalet sağlayıcı değildir. Son olarak da şunu eklemek istiyorum, kitapta Alex sürekli olarak kardeşlerim demektedir okuyuculara. Bir okuyucu olarak cevap hakkının doğduğunu düşünüyorum ve şunları ifade etmek istiyorum: Alex ve gibileri sizler benim kardeşim veya kardeşlerim değilsiniz sizler adaletin önüne atılacak kişiler ve anti kahramanlarsınız. Benim için ise sadece 'bok püsür' den başka bir şey değilsiniz. İyi okumalar sayın gerçek okurlar :)
Otomatik Portakal
7.8/10
· 56,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3
432 syf.
Mükemmel
Bence çok güzel bir kitaptı özellikle bir serinin başlangıç kitabı olarak bakıldığında hem olayların başladığını görüyoruz hem de Emilyi ve yaşadığı çevreyi,etrafındaki insanları ve bulunduğu dünyayı tanıyoruz tam bir başlangıç kitabıydı tüm seriyi okumuş biri olarak yazıyorum kesinlikle tüm seriyi okumalısınız Emily o kadar güzel o kadar tatlı,düşünceli ve harika bir karakter ki hayran kaldım ona en sevdiğim serilerden biridir Emily eğer sayfaların altını çizmeye kalkarsanız kitabı bitirdiğinizde ya iki sayfadan birini çizmiş ya da tüm sayfaları çizmiş buluyorsunuz kendinizi konusu ise: Babası ile birlikte küçük bir çiftlikte hayatını sürdüren Emily Starr’ın yaşadığı beklenmedik bir olay ,hayatındaki büyük değişimin habercisi olur. Yeni Ay Çiftliği’ne gönderilen Emily ; sert mizaçlı Elizabeth Teyze , sevgi dolu Laura Teyze be arkadaş canlısı Kuzen Jimmy ile yaşamaya başlar Emily şaşırtıcı bir şekilde Yeni Ay’ın büyüsüne kapılsa da kendini oraya ait hissedebileceğinden emin değildir fakat kısa süre sonra hırçın ama iyi kalpli llse ,muhteşem çizimler yapan Teddy ve evin azimli yardımcısı Perth , Emily’nin en yakın arkadaşları olurlar Emily artık Yeni Ay Çifliği’nde yeniden hayat bulacak ve kendini evinde hissedecektir. Kesinlikle herkese tavsiye ettiğim bana çok şey katan bir seriydi yaş sınırı olduğunu düşünmüyorum içinde 5 yaşındaki çocuğu da 60 yaşındaki kadını da kötü etkileyecek hiçbir unsur yok ama bence 12-14 yaşları kitabı en çok sevebileceğimiz yaşlar hem çok fazla yeni kelime öğretebilecek hem de hayata bakış açınızı bir ölçüde değiştirebilecek bir kitap/seri . Herkese 10000000000 kere tavsiye ediyorum hem kitabı hem seriyi
Emily -1-
8.7/10
· 261 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
“Her gidiş arkasında boşluk bırakır; sonra zaman insan yüreğinin narin kumaşı üzerine hayatı nakşetmeye başlar. Geçmişin acıları ve geleceğin umutları gülümseyen hüznümüzde saklıdır. Yaşadığımız ve geçip giden her an ömrümüzün sayfaları arasına sıkışmış bir çiçek gibi sararır, solar sonra anımsarız: renkler, sözcükler, kokular, zihnimizin derinlerinde kristalleşmiş duygular... Anımsadıkça onları yeniden yaratırız; tekrar tekrar... her seferinde biraz daha değişirler gerçeği unutup anımsadıklarımızla avunmaya başlayınca anlarız ki koskoca bir hayat geçmiş içimizden. Geriye dönük hüzünlü bir boşluk kalmış o zaman başlarız anlatmaya ; başkalarının anılarında yer edinmek, oralarda yaşamak için.”
12