Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
22 May 02:54 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"... sen kaderinin çizdiği yolda yürümek mecburiyetindesin, dünyanın ağırlığını omuzlarında taşımak içün yaratıldın."

Diğerleri Şeyhin bu sözlerinden pek birşey anlamadılar, ama Sultan Murad tepeden tırnağa kadar titredi. İçinden geçenleri bir bir okumuş ve cevap vermişti. Bütün cesaretini toplayarak gözlerine baktı. Gözleri gülüyordu. Fakat öylesine derin ve manâlıydılar ki, insan Şeyhin gözlerine girebileceğini, sonsuzluk yolunda adım adım cennete kadar yürüyebileceğini sanırdı.

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu
veysel demirkol, bir alıntı ekledi.
16 May 20:23 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerlediğine hayret eden birisi vardı; gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu.

Aforizmalar, Franz KafkaAforizmalar, Franz Kafka
Fatmanur Y., bir alıntı ekledi.
12 May 20:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerlediğine hayret eden birisi vardı; gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu."

Aforizmalar, Franz KafkaAforizmalar, Franz Kafka
Gökhan Kaygısız, bir alıntı ekledi.
11 May 23:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerlediğine hayret eden birisi vardı; Gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu.

Aforizmalar, Franz Kafka (Sayfa 48 - Mavi Çatı yayınları)Aforizmalar, Franz Kafka (Sayfa 48 - Mavi Çatı yayınları)

Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerlediğine hayret eden birisi vardı; gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu.

Muhammed Adam, bir alıntı ekledi.
27 Nis 15:23 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Sonsuzluk yolunda nasıl böylece kolayca ilerlediğine hayret eden birisi vardı; gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu.

Aforizmalar, Franz Kafka (Sayfa 48)Aforizmalar, Franz Kafka (Sayfa 48)
Liliyar, bir alıntı ekledi.
20 Nis 08:50 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerlediğine hayret eden birisi vardı ;gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu.

Aforizmalar, Franz Kafka (Sayfa 16)Aforizmalar, Franz Kafka (Sayfa 16)
İarea, Aşk ve İrade'yi inceledi.
26 Mar 00:48 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Rollo May okuduğuma bir kez daha pişman olmamanın mutluluğunu yaşıyorum.
Kitaptan beklentim çok yüksekti ve beklentimi karşıladığını her sayfayı okurken deneyimledim.
Öncelikle kitap Viktorya döneminden, püritenlikten, daimonlardan, erostan, aşk, irade ve arzudan bahsediyor. Ve her birinin detaylı açıklamasını ele alıyor.
Viktorya dönemindeki anlayışın seks olmadan aşkı aradığını günümüzde ise aşkın sekse bağlı bir olgu olduğu dönemi değişimine doğru ilerlediğini açıklıyor. Sistemin ve teknolojik imkanların aşkı, seksi mekanikleşen ve insanların hızla tükendiği bir döngünün içine ittiğini açıklamış. Günümüz iliskilerini biraz gözlemleyecek olursak; aşk olgusunun sosyal medya ve çabucak gelişen imkanlar dahilinde zamanında ve sindirerek yaşanmadığını yine aynı şekilde seksin belirlenmiş bir görev veya anlık haz gibi algılandığını hatta kişilerarası sohbette güç göstergesi olarak konuşulduğunu çok çabuk fark edebiliriz. Almak ve vermek arasındaki karşılıklı iliskiyi hiçe sayarak sadece vermek ve iktidari bunun üzerinden bir zemine oturtmak EGO’nun kaçınılmaz tatminine yol açtığını söylememe gerek yok diye düşünüyorum.
Aşk ve seks gibi kavramların kısırlaştığı ve biricik duygular olmasına rağmen her bireyde bir öncekinin benzeşmesini artık normalleştiren bir hayata adapte olduk. Bunun normalizasyonunu; ergenlerin seksi ebeveynlerini cezalandırma yolunda birincil amaç olarak görmeleriyle ve daha sonra uyuşturucu ile birleştirmeleri somut bir örnektir.

Kitle iletişim araçlarının seksi bir iktidar ve güç olarak yansıtması ve buna dayalı reklamlarla algımızda yanılsamaya sebep olmaları kaçınılmazdır. Örnek verelim dergilerdeki muhteşem vücutlar, kusursuz erkekler ve kadınlar. Hepsini karşılaştırdığımız zaman yüzlerindeki donuk ifadenin aynı olduğunu ve hepsinin aynı prototipte olduğunu fark edebiliriz. Seksin ve aşkın hazır paket gibi sunulması, erkeğin seksi gerçekten arınmış ve saf tutkuyla değil kendini ve erkekliğini kanıtlamak için eyleme dökmesi içi dolu duyguların boşaltılmasına ve anlamsızlaşıyor olmasına neden olabilir.
Yapılması gereken şey burada sosyal düzenin duygulanımı elden alan ve teknolojiyi yerine koyan yavan ve anlamsız varoluşa insanları davet eden çağrısına karşı koyabilmektir.
Eros, seks değil tam olarak şefkatin kaynağıdır. Sokrates sevgi nedir? diye sorduğunda hocası Diotima’dan alıntı yaparak cevap verir. Sevgi, “ne ölümlü ne ölümsüzdür ikisinin ortasındadır” der. Eros, herşeyi ve herkesi bir araya getiren bir güç her şeyi biçimlendiren bir güç anlamındadır aslında. Eros halindeki aşkın; üretici bir güç olduğunu bu gücün sonsuzluk ve ölümsüzlük olduğunu ifade etmiştir.
Eros’un kişinin hem içinde hem dışında olan esas yaratıcı kuvvet olduğunu ve herşeyin insanın kendini neye adadığına bağlı olduğunu dile getirmiştir.
Eros kavramı psikolojiye genel giriş dizininde yer almış bunun sebebi Freud’un herşeyi libidoya indirgemek için kahramanca savaşmasında yatıyor. Daha sonraları Freud eros kavramını libidonun karşıt yönü gibi görür.

Rollo; Aşk içinde kişinin aşık olduğunda kendi varlığını kaybetme tehlikesi, yeni bir deneyimin yol açtığı sersemlikten ve şoktan kaynaklandığı tanımlamasını yapmıştır.
Dünyanın birden bire genişlediğini, bizi daha önce hayal bile edemediğimiz diyarlarla karşılaştırdığını ifade ediyor.
Tüm yaşamın amacı ölümdür. Sevgi daha büyük bir savunmasızlık deneyimidir ve insana ölümlülüğü hatırlatır.
Daimon-Eros ise; belli bir Tanrı’dan ayrı olarak insanüstü tanrısal etkinlikleri olan kavranılmaz güce verilen isim. Yaratıcı ve yıkıcı olabilir. Daimon varoluşsal gerçekliği anlatır ve varlıktaki kendini onaylama, kanıtlama ve sürdürme dürtüsüdür.
Varlık zemininden yükselen bir olgudur.
Freud, Erosu ölüm iç güdüsünün karşısında duran ve yaşam için savaşan güç olarak tanımlar.
Rollo, amaçlılığın bilincin temelini oluşturduğunu ve arzu-irade sorunu için anahtar niteliğinde olduğunu ifade eder.
Amaçlılığın kavramsallaştırarak bilmenin temeli olduğuna vurgu yapar. Her anlamın içinde bir kararlılık yattığını bizim insan olarak bir şeyi amaçladığımız gerçeğini ve anlam amaçlı değilse anlamsız olduğunu bir şeyi istemeden onu bilemeyeceğimizi, bilemediğimiz bir istemenin içeriğinin asla olmadığını söylemiş. Kendi anlamını yaratmakla uğraşmayan bir insanın gerçekliği bilmesi olası değildir.

İrade ise, hastanın giderilmesi gereken arzularla mücadelesini içerir aslında bunun git gide büyüyen duygusal boşluğa sebep olduğunu belirtir. Arzulara ket vurmak; hayal gücünün ve düşünsel deneyimin yoksullaşmasına neden olur.
Viktorya döneminin insan deneyimini ucuzlaştırdığını ifade etmiş çünkü iradenin insanın efendisi olduğu bir dönem olduğunu söylemiştir.

Rollo, arkadaşlık ve aşkın kendimizinkini teslim etmeden ötekinin anlam matriksine katılmamızı gerektirdiğini bilincin bu şekilde netleşip, büyüyüp, anlamlılaştığına değinmiştir.


Diğer bir bölümde ise tutkulu aşkın trajik olasılıklara her an açık olduğunu ve Eros’un zekanın tüm kurallarını alt ettiğini söyler ve bunu desteklemek içinde eski bir binayı yeni bir renge boyamanın kendimizi kandırmakla eş değer olduğunu ve temelin yıkılmış olduğunu buna çareler aramak yerine yeni bir binaya ihtiyacımız olduğunu söyler.
İnsan gelişiminin hiçbir zaman tek boyutlu olmadığını ifade eder.
İradenin arzunun çiçek açmış hali olduğuna ve olgunlaşmış hali olduğuna yer vermiş ve aldırışın kök hali demiştir. Zaten günümüz en popüler psikolojik rahatsızlığı olumsuzculuk ve kayıtsızlıktır panzehiri aldırış etmektir.

Yaşama ben değil biz olarak başlarız. Bu kadın ve erkeğin birleşimi ile dünyaya attığımız adımın kanıtlayıcısıdır. Biz olma durumundan ben olma durumuna geçmeden kimlik oluşumu olmaz ve birey kendini gerçekleştiremez. Bedende ilk olan “biz” olsa bile bilinçte ilk olan “ben”dir.
Yaşamın değerinin itmekle ya da çekmekle değil sadece birlikte olmakla ortaya çıkacağının farkında olmayan bağımsız insanlarız. Yaşamın değeri bütünleşmede ve birlikteliktedir.

Sınırlı olmak iyidir tam tatmin insanın ölümü demektir.
Kitabın bir noktasında en etkilendiğim satır şu oldu: “İnsan sevgisi, sevdiklerinin cesetlerine sarılan Atinalıları göz önüne getirince daha değerlidir.”
İçinden çok önemli bilgileri ve deneyimleri alıp kendimle özdeşleştirdiğim bir kitap oldu.

Ell, bir alıntı ekledi.
02 Mar 23:43 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerlediğine hayret eden birisi vardı; gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu.

Aforizmalar, Franz KafkaAforizmalar, Franz Kafka