• Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim görevlisi olan Prof. DR. Muharrem KILIÇ hocanın öğrencileriyle paylaştığı film listesi:

    Admission (2013, Paul Weitz)

    3 İdiots (2009, Rajkumar Hirani) - Eğitim Sistemi, Bilime Bakış

    Klass(Ilmar Raag) Eğitim Felsefesi, Çocuk Hakları, Çocuk İstismarı

    Another Earth Alternatif Evren, Mağara Alegorisi, Bilim Kurgu

    Brazil (1985 - Terry Gilliam) Fütürizm

    Gülün Adı - The Name of the Rose (1986) Kanonik Hukuk, Hobbesyen Bakış, İnsan Doğası, Prolog Anlatım

    Venedik Taciri (2004, Michael Radford) Yargıçlık Ödevi

    Sineklerin Tanrısı (1990 - Harry Hook) Demokrasi, Post-Apokaliptik Hikaye

    Kurdun Günü (2003 - Michael Haneke) Burjuva ve Güven Algısı, Weber-Prüten Birey, Durkheim-Organik Dayanışmalı
    Toplum

    Ölümcül Oyunlar (1997 - Michael Haneke) Burjuva ve Güven Algısı, Weber-Prüten Birey, Durkheim-Organik Dayanışmalı
    Toplum

    Körlük (2008 - Fernando Meirelles) Jose Saramago Anlatısı, Distopya, Postapokaliptik Düzen

    1984 (1984 - Michael Radford) Distopya, Otorite-Güç, Özel Hayatın Gizliliği

    12 Kızgın Adam (1957 - Sidney Lumet) Amerikan Realizmi, Şüpheden Sanık Yararlanır, Otokinetik

    Güneşli Pazartesiler (2002 - Fernando León de Aranoa)

    Asılacak Kadın (1986 - Başar Sabuncu) Toplumda Kadının Yeri, Hukuk Öznesinin İnsani Özellikleri, Adalet-Kültür İlişkisi

    Pelikan Dosyası (1993 - Alan Pakula) Gazetecilik, İfade Özgürlüğü

    Deney (2001 - Oliver Hirschbiegel) Güç İstenci Kavramı, İnfaz Kavramı

    İlk Korku (1996 - Gregory Hoblit) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Şeytanın Avukatı (1997 - Taylor Hackford) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Kavramlarının Sorgulaması

    Baraka (1992 - Ron Fricke)

    Şeytan Çarpması (2005 - Scott Derrickson) Mahkeme Draması, İrade, Hukukun Kaynağı, Kanonik Bakış

    Pardon (2004 - Mert Baykal) Adil Yargılanma Hakkı, Türkiye’de İnfaz Koşulları

    Esaretin Bedeli (1994 - Frank Darabont) Adil Yargılanma Hakkı, İnfazın Niteliği, Islah ve Topluma Karışma

    Sefiller (2013 - Tom Hooper) Adalet ve Hukuk Ayrımı, Romantizm, Din ve Toplum

    Şüphe Altında (1990 - Alan Pakula) Mahkeme Draması

    Gizli Gerçekler (2008 - Rod Lurie) Mahkeme Draması

    Dava (1998 - Steven Zaillian) Mahkeme Draması

    Başkanın Tüm Adamları (1976 - Alan Pakula) Yasa Dışı Dinleme, Demokrasi ve Medya

    Bir Cinayetin Tahlili (1959 - Otto Preminger) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Büyük Dava (1991 - Michael Apted) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Jüri (2003 - Gary Fleder) Mahkeme Draması, Common Law, Adaletin Manüplasyonu

    Sanık (1988 - Jonathan Kaplan) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Talihin Dönüşü (1990 - Barbet Schroeder)

    Müşteri (1994 - Joel Schumacher)

    Yağmurcu (1997 - Francis Ford Coppola) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    The Paper Chase (1973 - Jay Osborn)

    Bülbülü Öldürmek (1960 Robert Mulligan) Irkçılık, Mahkeme Draması, Masumiyet Karinesi

    Kuzenim Vinny (1992 - Jonathan Lynn)

    Sleepers (1996 - Barry Levinson) İşkence Yasağı, Adil Yargılanma

    Truman Show (1998 - Peter Weir) Özel Hayatın Gizliliği, Varsayılan Rıza

    Cadı Kazanı (1957 - Raymond Rouleau) Din ve toplum İlişkisi, Kanonik Bakış

    Güneşe Yolculuk (1999 - Yeşim Ustaoğlu) Kültürel Çatışma, Anomi, Etnisite

    Yol (1981 - Şerif Gören) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Olağanüstü Hal Türkiyesi

    Uzlaşma (1991 - Oğuzhan Tercan) Tiran Devlet, Güç İstenci, Faili Meçhul

    Beni Suçlu Bulun (2006 - Sidney Lumet) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    The Firm (1993 - Sydney Pollack) Burjuva İdeolojisi ve Hukuk, Hukuk Öznesi

    Cinayet Gecesi (2007 - Gregory Hoblit) Amerikan Hukuk Realizmi

    Ölümle Yaşam Arasında (2003 - Alan Parker) İdam, Amerikan Hukuk Realizmi, Popülizm ve Hukuk

    Philadelphia (1993 - Jonathan Demme) Ayrımcılık Yasağı, Cinsel Kimlik Çatışması,

    A Murder of Crows (1998 - Rowdy Harrington)

    In the Name of the Father (1993 - Jim Sheridan) İnsan Hakları, İstisna Hali, Adil Yargılanma Hakkı, Amerikan Hukuk Realizmi

    İçimdeki Deniz (2004 - Alejandro Amenabar) Ötanazi, Yaşam Hakkı

    Carandiru (2003 - Hector Babenco) Etnisite, İnfaz Kavramı

    Otomatik Portakal (1971 - Stanley Kubrick) Distopya, Zihinsel Müdahale, Alternatif İnfaz Yöntemleri

    Beklenmeyen Şahit (1957 - Billy Wilder) Masumiyet Karinesi

    Karanlık Armonier (Bela Tarr) Anarşizm, Sanatsal Anlatı, Kitle Hareketi

    Munih(Steven Spielberg) Antisemitizm, Terörizm, İstihbarat

    Swenny Todd(Tim Burton) İngiliz Hukuk Eleştirisi, Burjuvazi Hukuk

    Dönüş (Andrey Zygenitsev) Çocuk Hakları

    Kış Uykusu (Nuri Bilge Ceylan) Ahlak, Etik, Elitizm, Toplumsal Sınıfsal Çatışma

    Bir Zamanlar Anadolu’da(Nuri Bilge Ceylan) Varoluşçu Hukuk, Hukuk Öznesi, Adil Yargılanma Hakkı

    Uzak (Nuri Bilge Ceylan) Anomi, Mekanik Dayanışmalı ve Organik Dayanışmalı Toplum Çatışması

    5 Vakit(Reha Erdem) Mekanik Dayanışmalı Toplum

    Hayat Var(Reha Erdem) Çocuk Hakları, Çocuk İstismarı

    Kenan ile Yusuf(Ömer Kavur) Çocuk Hakları, Suça İtilen Çocuk, Çocuk İnfazı

    The Network(Sydney Lumet) Medya, Gösteri Toplumu, Rıza Üretimi, Yanlış Bilinç

    Yazgı(Zeki Demirkubuz) Varoluşçu Hukuk, Hukuk ve Adalet Ayrımı

    Sigara İçtiğiniz İçin Teşekkürler(Jason Reithman) Medya, Lobicilik, Burjuva İdeolojisi

    Bab’ı Aziz(Majid Majidi) Mistisizm

    Serçelerin Şarkısı(Majid Majidi) Çocuk Hakları, Doğu Toplumunda Çocuk, Ekonomik Sınıfsal Ayrımlarda Çocuk

    Novaya Zemlya(Alexandre Melnik) Post-Apokaliptik, Alternatif İnfaz, Alternatif Adalet, Medeniyet Fikri

    Tramvay(Olgun Arun) Kriminoloji, Durkheim Anomi

    Sivas(Kaan Müjdeci) Çocuk Hakları, Hayvan Hakları, Hobbes İnsan Doğası

    The Hunt(Thomas Vinterberg) İskandinav Hukuk Realizmi, Masumiyet Karinesi, Lekelenmeme Hakkı

    Yozgat Blues(Mehmet Fazıl Coşkun) Anomi, Toplumsal Çatışma, Anadolu Kültürü

    7.Mühür(Ingmar Bergman) Alegori, Din-Vicdan-Adalet-Kültür Karmaşası

    Underground(Emir Kusturica) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Sosyalist Devrim ve Savaş

    Seven (David Fintcher) Dante İlahi Komedya, Suç ve Günah İlişkisi, Amerikan Hukuk Realizmi

    Fight Club(David Fintcher) Anarşizm, Burjuva İdeolojisi Eleştirisi, Kapitalist Eleştiri, Cinsel Kimlik Çatışması

    Elephant Man(David Lynch) Pozitif Ayrımcılık, İnsan Hakları Teorisi
    7.Kıta(Michael Haneke) Organik Toplum Örneği, Anomik İntihar, Prüten Birey, Weber ve Durkheim

    Beyaz Band(Michael Haneke) Çocuk Hakları, Çocuk İstismarı

    Saklı(Michael Haneke) Etnisite, Masumiyet Karinesi, Göçmen Sorunu

    Karanlıkta Dans(Lars von Trier) İskandinav Hukuk Realizmi Eleştirisi, İdam Cezası

    Dogville(Lars von Trier) Katarsizm, Brehtyen Sinema(İdiopati ve Heteropati)

    Guguk Kuşu(Milos Forman) Akıl Hastalığı Mefhumu, Adli tıp ve Adli Psikoloji

    Kan Dökülecek(Paul Thomas Anderson) Amerikan Devrimi, Burjuva İdeolojisi, Din-Burjuva Eleştirisi, Irkçılık

    Snowden(Oliver Stone) özel Hayatın Gizliliği, İstihbarat

    The Salesman(Asghar Farhadi) Doğal Hukuk, Vicdan-Adalet-Hukuk İlişkisi, Doğu Toplumunda Adalet ve Hukuk

    Manifesto(Julian Rosefeldth) Literatüre Yön Veren Tüm Akımlar

    The Square(Ruben Östlund) Hobbes İnsan Doğası, Organik Dayanışmalı Toplum, Elitizm, İskandinav Hukuk
    Realizmi

    I, Daniel Black(Ken Loach) Bağımsız Sinema, İnsan Hakları, Sivil İtaatsizlik, Sosyal Güvenlik Hakkı, Bürokrasi Eleştirisi

    Leviathan (Andrey Zvyagintsev) Doğal Hukuk, Pozitivist Hukuk, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Abluka(Emin Alper) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Olağanüstü Hal Türkiyesi

    Sarmaşık(Tolga Karaçelik) Alegorik Anlatım, Toplumsal Sınıflar, Otorite, İktidar-Tiran Çekişmesi, Etnisite

    İtirazım Var(Onur Ünlü) Din ve Din Adamı Kavramı, Dogma-Rasyo Ayrımı

    Zengin Mutfağı(Başar Sabuncu) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Olağanüstü Hal Türkiyesi, Sendika, Milis Kavramı

    Loveless(Andrey Zvyagintsev) Çocuk Hakları

    Mudbound(Dee Rees) Klux Klu Klan, Irkçılık, Amerikan Kırsal Toplumu, Sınıfsal Çatışma

    Ahlat Ağacı(Nuri Bilge Ceylan) Anadolu’da Din-Birey-Eğitim-Kültür Dejenerasyonu, Etik ve Ahlak, Din, Sıkışmış Birey

    Radiogram(Rouzie Hassanova) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Sosyalist Devrim ve Savaş

    Anons(Mahmut Fazıl Coşkun) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Olağanüstü Hal Türkiyesi

    Climax(Gaspar Noe) Hobbes İnsan Doğası

    American Psycho(Marry Horron) Organik Toplum Örneği, Anomik İntihar, Prüten Birey, Weber ve Durkheim

    Florida Project(Sean Baker) Bağımsız Sinema, Çocuk Hakları, Sınıfsal Çatışma, Ekonomik Yıkım

    Dangal(Nitesh Tıvari) Doğu Toplumunda Kadın, Kadın Hakları
    Dr.Death(Clive Entwistle) Ötanazi

    Milyon Dolarlık Bebek(Clint Eastwood) Ötenazi

    Öldürmek Üzerine Kısa Bir Film(Krzystof Kieslowski)
  • 152 syf.
    ·1 günde·6/10
    Yazarı instagram üzerinden yazdıkları ile tanıdım. Kendisinin duygulara bakışı, bunları hissettirerek yazıya döküş biçimi beni etkilemişti. Kitabı çıktığında da aynı hissiyatı bulacağıma inanarak aldım fakat ufak çaplı hüsrana uğradım. Gerçekten etkilendiğim kısımlar çok azdı. Hali hazırda sosyal medya üzerindeki paylaşımlarının daha güzel olduğunu düşünüyorum.
  • İstanbul camisinde biri Müslüman oldu. Niçin seçtin Müslümanlığı diye soruldu genç adama. Dedi ki, arkadaşlarım Müslüman. Ve çok doğru, dürüst insanlar. Bu nedenle sevdim Müslümanlığı. Bir hâl işte. Hâl konuşmuş. Okumuş. Yazmış neredeyse. Adamı çekip karşısına anlatmış. Ama kelimesiz. Ama dilsiz. Ama lügatsiz. Ömer Tuğrul İnançer'in Cins'te yayınlanan söyleşisinden bir cümle geldi aklıma. İnsanı korkutan, uykularını kaçıran, yakasından tutup sarsan o cümlesi: İnsanlar size bakıp Müslüman olmaya özenmiyorsa imanınızı gözden geçirin. Şimdi kim daha mümin? Şu karşımızdaki mahcup adamın eline tertemiz bir sayfa verilmesine vesile olan o dürüst gençler mi biz mi daha güzel temsil ediyoruz dinimizi? O gençlerin elinde ne sosyal medya ne pahalı telefonlar ne projeler ne dinlerini anlatacak o kuşe kâğıda basılı dergiler, ne kitaplar.. Sadece bir hâl var onlarda. Hâllerden bir hâl. Mümin hâli. İnanmış adamlardaki o güzel hâl.
  • -Aman çamura batma, kime diyorum, atlama, zıplama, yürü gidiyoruz!” naraları atıyor anne… Ama parkta çektiği fotoğrafları sosyal medyada paylaşırken:

    -Oğluşumla salıncak keyfi, toprakla doyasıya oynadı!” gibi sosyal medyanın kendini gizleme özelliğini kullanarak paylaşımlarda bulunuyor.
  • Savaşın Ruh Sağlığı Üzerine Etkileri :

    Savaşın beraberinde getirdikleri arasında sivil popülasyonun ruh sağlığına olan etkisi en önemlilerinden biridir. Genel popülasyon üzerinde yapılan araştırmalar ruhsal hastalıkların görülme sıklığı ve vaka sayısındaki dikkate değer artışı ortaya koymaktadır. Kadınlar erkeklere göre bu durumdan daha fazla etkilenmektedir. Diğer korunmaya muhtaç gruplar, çocuk, yaşlı ve engellilerdir. Vaka sıklığı oranları travmanın derecesi ve fiziki ve ruhsal desteğin varlığıyla bağlantılıdır. Gelişmiş ülkelerde kültürel ve din aracılığıyla başa çıkma yöntemleri yaygındır.
    2005 yılı, savaş ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi anlamada önemlidir. Bu yıl, Vietnam savaşının bitişi ve Lübnan savaşının başlamasının 30. Yıldönümüne denk geliyor. Medya, Irak’ta sürmekte olan “savaş” durumunun dehşet verici hikayelerini göstermiş, attığı son başlıklardan birkaçı savaşın ruh sağlığı üzerindeki etkisini gözler önüne sermiştir: “Sürekli bir korku hali yaşıyoruz “(Irak); “Savaş, Iraklıların ruh sağlığına zarar veriyor”; “Savaş travması fiziksel izler bırakıyor”; “Savaş cehennemdir… Onu yaşayan insanlar üzerinde asla iyileşmeyen bir etkisi var”; “Sadece savaşı bilen bir jenerasyon yetişmiş durumda”.

    Savaşların psikiyatrik tarihte birkaç farklı şekilde önemli rolü var. 20. Yüzyılın ilk yarısı boyunca psikolojik müdahalenin etkisini destekleyen şey, dünya savaşlarının savaş bunalımı formundaki psikolojik etkisiydi. İkinci Dünya Savaşı devam ederken orduya alınmak için uygun olmayan kayda geçmiş nüfus oranı, ABD’de Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’nün kurulmasına sebep oldu. Subay ve askerlerdeki ruhsal semptomların ortaya çıkışındaki farklar, strese karşı ruhsal reaksiyonu anlamada yeni yollar açtı.
    Geçtiğimiz yıl çok sayıda kitap ve döküman savaşın ruh sağlığı üzerindeki etkisini konu edindi. Bunlardan bazıları: WPA kitabı “Felaketler ve ruh sağlığı” (1), Dünya Bankası raporu “Ruh sağlığı ve zihinsel çatışma – Kavramsal çerçeve ve yaklaşımlar” (2), Birleşmiş Milletler (BM) kitabı “Savaş ve barışta travma müdahalesi” (3), Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF) dökümanı “Dünya çocuklarının durumu – Tehdit altındaki çocukluk” (4), “Çatışma sonrası toparlanma döneminde travma ve ruh sağlığının rolü” (5) ve WPA kitabı “Güney Sahra Çölü için klinik psikiyatrinin gereklilikleri” (6) ndeki “Afrika’da savaş ve ruh sağlığı” üzerine bir bölüm.

    İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yeni bir dünya savaşı yaşanmamış olsa da, dünya son 60 yıldır savaş ve çatışma halinde. Buna örnek olarak, Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ne göre, Doğu Akdeniz bölgesindeki 22 ülkede popülasyonun %80’i ya bir çatışmanın ortasında ya da yüzyılın son çeyreğinde benzer bir durumu tecrübe etmiş durumdadır (7).
    Savaşın ulusların sağlık ve esenliği üzerinde yıkıcı bir etkisi bulunuyor. Araştırmalar, ihtilaf durumlarının diğer herhangi bir ciddi hastalıktan daha fazla oranda ölüm ve özre sebep olduğunu göstermiş durumda. Savaş topluluk ve aileleri tahrip eder ve sıklıkla ulusların sosyal ve ekonomik gelişim yapılarını bozar. Savaşın etkileri, çocuk ve yetişkinlerde uzun soluklu fiziksel ve psikolojik tahribi ve bunun yanı sıra materyal ve insan sermayesinde düşüşü kapsamaktadır. Savaş neticesinde ölüm basitçe “buzdağının görünen yüzüdür”. Ölümün ötesindeki diğer sonuçlar tam anlamıyla belgelendirilmemektedir. Bunlara, bir kaçını sıralamak gerekirse, endemik yoksulluk, yetersiz beslenme, özürlülük, ekonomik/ sosyal düşüş ve psikolojik hastalıklar dahildir. Sadece çatışmaları ve bunlardan ortaya çıkan sayısız ruh sağlığı problemlerini daha ileri düzeyde anlama yoluyla, böylesi problemlerle başetmek için kolay anlaşılır ve etkili stratejiler geliştirilebilir.

    Savaşın psikolojik travmalarıyla baş etme konusu üzerine Düya Sağlık Örgütü’nün kattığı önem, Mayıs 2005’te “çocukları silahlı çatışmadan korumak için aksiyonları güçlendirme” konusunda üye ülkeleri teşvik eden Dünya Sağlık Meclisi’nin önergesiyle vurgulandı. Aynı şekilde Ocak 2005’te DSÖ yönetim kurulunun önergesi, savaş, çatışma ve doğal afetlerin psikolojik tahribatını onarmak için programların hayata geçirilmesine destek” konusunun altını çizdi. (8)
    DSÖ’nün tahminine göre, dünya üzerinde silahlı çatışma durumlarında “travmatik olaylar yaşayan insanların %10’u ciddi ruh sağlığı problemlerine sahip olmakta ve diğer %10’u etkili fonksiyonlar göstermek için yetilerine set koyacak davranışlar geliştirmektedir. En yaygın durumlar depresyon, kaygı ve insomnia ya da sırt ve mide ağrısı gibi psikosomatik problemlerdir.” (9)

    Bu makale savaşın genel popülasyon, mülteciler, askerler ve özel korunmasız grupların ruh sağlığı üzerindeki etkisi hakkındaki basılı literatürden kanıtları kısaca inceler.
  • 360 syf.
    ·Puan vermedi
    Bir psikiyatristin kaleminden sanal dünyanin ilişkilerimize ve ilişki sürdürme biçimlerimizi derinden etkilemesinin analizini içeriyor kitap. Tanık olduğumuz dijital devrim, toplumsal dinamikler üzerinde sanayi devrimi kadar, hatta belki daha da fazla etkili olacağa benziyor. Dijital devrimin yol açtığı değişimler çok hızlı ve genişleyen bir biçimde küresel nüfusun yaşam tarzlarına ve iş hayatına etki ediyor. İnternet, mobil teknoloji ve üzerinde geliştirilen uygulamalar gibi hızlı teknolojik gelişme bizim kuşağın insanlarının yetişmekte zorlandığı bir hızda gerçekleşiyor. Daha şimdiden, birçok alanda çocuklarımızın gerisine düştük. Çocuklarımızı bizim gibi yetiştiremeyeceğimiz aşikar. Sokak oyunlarının ortadan kalktığı modern şehir yaşamında, çocukları bilgisayar ve telefonlardan uzak tutmak hayli zor olacağa benziyor.
    Benlik, artık bir sanal benlk haline geldi. Sanal aleme iltica etmiş milyonlarca gezgin ruh, sesine bir yankı, derdine derman arıyor. Bir şifahane olarak sanal alem... Yaratılan şatafatlı ve rengarenk imgenin aksine, özünde ürkek, hüzünlü ve sessiz bir arayış bu. Sosyal medya ve sanal alemdeki tüm narsist paylaşımların altında hep bir onaylama ve şefkat özlemi var. Tıpkı yaptığı resmi, sevgi dolu dünyanın varlığını tekrar tekrar deneyimlemek isteyen küçük bir çocuğun savunmasız hali gibi.
    Moderniteden aldığımız azıkla evlerimizden ayrıldık. Bu yol bizi nereye götürecek, yolda ne kadar değişeceğiz? Aslına bakarsanız bu yoldan dönmek isteyip istemeyeceğimizi de bilmiyoruz. Dileyelim de bu yolculuğun iyiliğe varan bir dönüşü olsun. Bu yolculuk bizi mahcup ve yaralı bırakmasın. diyor yazar.
    İnşallah diyelim bu teminnilere.Yüzyüze konuşmalar insanı iyileştirimiş çünkü, daha çok saygı duymamızı,başkalarıyla daha güzel bir biçimde ilgilenmemizi mümkün kılarmış. Konuşmak birbirimizi işitmek ve birbirimizle ilişki kurmak için elimizdeki en büyük imkan. Gözler kalbin aynasıdır. Yüzde gördüğümüz şeyi hissederiz. Ahlak yüzde başlar, çünkü yüz " beni öldüremeyeceksin" der.
    Bu sanal dünya da sahici insanlar olarak kalabilmenizi temenni ediyorum. Yalanlar bizi avutacağına bırakalım gerçekler bizi incitsin...
  • 188 syf.
    Yapay zeka konusunda derinlemesine araştırma yapmamış, çok fazla bilgi sahibi olmayan kişiler için verimli bir başlangıç kitabı, üniversitelerin mühendislik ve matematik bölümlerinde ilk yıllarda tavsiye edilebilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Mühendislik bölümlerinde çok fazla kitap okunmadığını biliyorum, yine de okumayı seven ancak ne okuyacağı hakkında fikri olmayan kardeşlerimiz için bir öneri olsun.

    Yazar, temel seviye matematik bilgisi olan sözelcilerin bile anlayabileceği bir seviyede yazmaya çalıştığını esprili bir dille belirtiyor. Ancak belirtmediği bir şey var, kitabın girişinde yapay zeka ve bilgisayarların tarihinden bahsetmesi, ki bu durum benim gibi bazı sayısalcıları eminim üzmüştür. :) Gerekli olduğunun farkındayım ancak bu kısımları sevemiyorum.

    Daha önce başka bir yapay zeka kitabı okumadığım için kıyaslama yapmak yerine "Bu kitapta neler var, neler yok?" bunlardan biraz bahsetmeye çalışacağım.

    Çalışmaları uzun yıllar önce başlamış olan ancak sosyal medya sayesinde günümüzde tüm dünyada popülerliği tavan yapmış olan konulardan birisi "Yapay Zeka". Bu kitapta yazar Prof. Dr. Cem Say kronolojik bir şekilde konuyu anlatmaya çalışmış, yani; yapay zekanın ilk fikir tohumlarının atıldığı dönemden başlayıp, günümüze ve daha sonra da gelecekte neler olabileceğine değinerek kitapta güzel bir bütünlük sağlamış. Cem Say, akla gelebilecek en genel 50 soruya da tek tek cevap vermiş.

    Otonom yani sürücüsüz araçlar, Google Amca'nın çeviri yaparken hangi yöntemlerden faydalandığı, seçim algoritmaları, sosyal medyada bize gösterilecek reklamlarla ilgili sistemler, Çin'in vatandaşlarına sosyal skor uygulamasını başlatması( Black Mirror'dan hatırlayanlar el sallasın), go oyununda ve satrançta dünya şampiyonu yazılımlar gibi konular ayrıca yapay zeka dünyayı ele geçirecek mi, robotlar aşık olabilir mi? gibi etkileyici sorular kitapta bizleri bekliyor.

    Yapay zeka gibi çok kompleks algoritmaların iş yaptığı, çok derin bir konuda herkesin anlayabileceği seviyede bir kitap yazmak gerçekten zor bir iş. Yazarın bunu başarabilmesinin bence iki sırrı var. Birincisi konuya gerçekten hakim olmak. Bir konuyu ne kadar basite indirgeyebiliyorsanız, konuya o derecede hakimsiniz demektir. Yazarın üniversitede ders vermesi, kendisinin ve öğrencilerinin bir çok çalışma yapmış olması da bu konuda çok etkilidir diye düşünüyorum.

    İkincisi de basite indirgenemeyecek konuları kitaba hiç koymamak. Evet o karmaşık algoritmalardan bahsediyorum, ikinci yöntem içi dolu okurlar için biraz üzücü. Yani yapay zeka hakkında hali hazırda araştırma yapmış, bilgi sahibi, zaten üzerine çalışma yapan kişiler bu konuları zaten biliyor olmalı. Onların için kitap muhtemelen biraz tarih ve biraz da konunun geneli hakkında bilgi tazeleme olacaktır. Bu da kitabın hedef kitlesi ile ilgili bir seçim diye düşünüyorum.

    Hazır yeri gelmişken belirteyim 184 sayfalık bir kitapta zaten çok derinlemesine bir anlatım beklemek doğru değil bunun farkındayım, okumak isteyenler de bunun farkında olarak kitaba başlasınlar. Bu kadar kısa olmasının sebebinin okurları sıkmamak adına olduğunu tahmin ediyorum. Yazarın o kadar bilgi yükünü bu kadarcık bir kitaba sığdırmış olması ayrıca bu kadar akıcı bir dil ile anlatmış olması da övgüye değer bir konu. Yine de bazı sorular altında girilen cevapların, kısa olan anlatımdan dolayı havada kaldığını düşünüyorum. Bu durum yine okurun konu hakkındaki bilgi birikimine göre değişiklik gösterecektir.

    Spoiler olmaması adına içeriği yüzeysel ele almaya ve okuyacaklara kitap hakkında kısaca fikir vermeye çalıştım. Eğer kitap hakkında "Acaba almaya değer mi?" gibi şüpheleri olan kişiler varsa yazar Cem Say'ın TedX İstanbul konuşmasını izlesinler. Buyurun link:
    https://www.youtube.com/watch?v=dCQtt3cA_VA
    Yazarın burada anlattığı konular bire bir olmasa da büyük çoğunlukla kitapta da yer almakta.

    Son olarak kitapta da belirtildiği üzere bu konular için matematik hayati öneme sahip. Okulda öğrenilen matematik türev, integral, limit ... vs. hayatımızda ne işe yarar? Gibi sorular sormadan önce biraz araştırıp, böyle kitapları okumamız gerektiğini düşünüyorum. Kitabı okumadan önce youtube yalın kod sayfasında bir video izlemiştim, yapay zekadan bağımsız olarak matematiğin yazılımcılar için ne kadar önemli olduğundan bahsediliyordu, ilgili dakikadan itibaren onun da linkini buraya bırakmak istiyorum. https://youtu.be/Z_ic7EtAp_A?t=542