Dök içini içime, belki yarın geç olur
Sayfa 121 - Ötüken NeşriyatKitabı okudu
Ağlayarak okudum, bütün satırlarını Gözlerim gün gelecek, hesap soracak senden.
Sayfa 28 - Ötüken NeşriyatKitabı okudu
Reklam
Her Leyla ceylandır, seven gönülde Yıllar geçse bile, bir iz bırakır. İnsan yâd ederek, yaşar geçmişi, İçin için tüten bir köz bırakır.
Sayfa 23 - Ötüken NeşriyatKitabı okudu
AĞIR KOŞMA- 3
Sensizliğin azabından bunaldım, Basmadan gel bir ölümcül “ter” beni, Bir şekilde, duyur bana sesini, Yoksa bu dert, gece gündüz “yer” beni… Varlığın var mı, üzen bir yanı? Şüpheliysen, sor soruştur, bir tanı, Nasıl sarar, bir sarmaşık, fidanı, Sen de işte, öylesine, “sar” beni… Bahar gelir, meltem olur, yel coşar, Hep böyledir,
Sayfa 16 - Ötüken NeşriyatKitabı okudu
Adı yasak, unvanımın, sanımın, Aşk uğruna, pahası ne kanımın? Bir kuş kadar kıymeti yok canımın, Ömrün varsa, daha kırk yıl üz beni...
“Bir silah namlusunu dayayıp şakağıma Ölsem bir şafak vakti, böyle yaşayacağıma”
Reklam
Dedi ki: Acaba, kim şifa bulmuş, Düşüp de, sevdanın sarhoşluğuna? Sandım, kalp yerine, taş oturtulmuş, Hilkât’te, göğsünün, sol boşluğuna...
Kirpikleri yüreğime batardı, nasıl anlatsam Yüzüme çizgileri düşerdi, yaşanmamış yılların
Herkese gösterdi, meltem yüzünü, Bir bana gelince, neden bu hayat, Birdenbire böyle, poyraza kesti?
Bütün bu olanlara, demek kader diyorsun, Oysaki gördüklerim, korkulu bir düş gibi, Ne kadar anı varsa bırakıp gidiyorsun, Ben düşerken toprağa, vurulmuş bir kuş gibi.
41 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.