Nora son sayfayı açar açmaz en son pişmanlıklarından birinin
-"Voltairee bakmayı beceremedim"- yavaşça sayfadan silindiğini gördü. Harfler sisin içinde kaybolan yabancılar gibi kaybolup gitti.
Yani artık bir kediye bakmayı bile beceremediğini düşünmüyorsun. Sen ona bakılabilecek en iyi şekilde baktın. Sen onu ne kadar seviyorsan, o da seni sevmişti ve belki de ölümünü görmeni istemedi. Biliyorsun, kediler anlar. Zamanlarının geldiğini bilirler. Voltaire dışarı çıktı çünkü ölecekti ve öleceğini biliyordu.
"Ölüm dışarıda."
"lyi, o zaman oraya gitmeliyim. Çünkü ölmek istiyorum." Nora yürümeye başladı.
Ama Bayan Elm başını iki yana salladı. "O şekilde ölemezsin."
"Nedenmiş o?"
"Ölüme gidilmez. Ölüm sana gelir."
Anlaşılan, Nora doğru dürüst ölmeyi bile beceremiyordu.
Zaman akıp geçti. Nora boşluğa baktı.
Şaraptan sonra, bir şeyi kesin bir netlikte görmeye başlamıştı. Nora bu hayat için yaratılmamıştı.
Her şeyi yanlış yapmış, her kararı felakete yol açmış, olmayı hayal ettiği şeyden günbegün uzaklaşmıştı.