spineca

spineca
@spineca06
Sorgusuz sualsiz okuyorum. Okumadığım her yıl okuduklarımdan çaldı götürdü Dostoyevskiyi ortaokul çantamda unutmuşum. Ordan alıp zihin raflarımın arasına oturtmam gerekirdi. Onun da vakti gelecek. ACAB.
ankara
3 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yorum
Puan vermedi
Olan biteni kaçırma keyfi Yazarın vurguladığı bıkmadan USANMADan anlattığı bi kavram var ; itidal. Yani aşırı olmama durumu,ölçülülük. Günümüzde sistemin bi dayatması olan sosyal medyanın her geçen gün daha çok pompaladığı o “en iyisi benim” yarışından insanın kendini geri çekmesi gerektiğini bunun aslında tabiatımıza aykırı olduğunu her sosyolojik vakada yapmamız gerektiği gibi iktisad boyutuyla ele alıyor,yaptığı çıkarımları da hartmut rosa ve Zygmunt Bauman gibi sosyolog felsefecilere değinerek yapıyor düşüncesini kuramlar dahilinde açıklıyor. Kitapta bahsedilen marshmallow deneyi her ne kadar başta yüzeysel görünse de sonuçları bize çok şey anlatıyor;tüketim toplumunu bir çocuk gözünden görmek oldukça anlamlıdır bu noktada. Yazar sadelik ve basitliğin güzelliğinden bahsederken segale atıfta bulunuyor. Ve devamında kitabın belkemiği diyeceğimiz düşünceyle aşina olmaya başlıyoruz. Kierkegaard : ‘temiz kalplilik tek bir şey istemektir’
Duygu ve Düşünce
Olan Biteni Kaçırma KeyfiSvend Brinkmann · İletişim Yayınları · 2025713 okunma
Reklam
devrim ve devinim
Puan vermedi
Zamanın bir bariyer olduğundan ve bu bariyerin imgeleri düşüncelere dönüştürdüğünden bahseder. İdeallerin saçmalığından dem vurur çünkü sen bi ideale kitlendiğin zaman olanı kaçırırsın oysa ki olan esastır. Olacak olanı düşünürse olana kör olur insan. "Gündelik hayatınıza teorik bir hayata değil bütün insanların bir olduğu ve onca zırvayı barındıran soyut bir hayata bakarken onu gözlemlerken ona geçmiş bilginizle bakıyorsunuz. Bütün imgelerle,gelenekle birikmiş insani deneyimle bakıyorsunuz oysaki bu sizin gerçekten bakmanızı önler. Şunu iyice kavramalısınız;hayatınızı gerçekten gözlemleyebilmek için ona taptaze bakmalısınız yani hiçbir yadırgamaya hiçbir ideale hiçbir baskılama ve değiştirme isteğine yer bırakmadan algılayabilmelisiniz. Salt gözlemlemelisiniz." Krishnamurti bu eseriyle varolduğundan haberimin dahi olmadığı gözlerimi açtı. Aslında hayata ne zaman dışardan baktığımızı düşünürsek düşünelim kendine tur bindiren topaçlarız.Bu kitap üzerine söylenebilecek çok söz var ama ben de bi guru değilim ki sizin kendi pencerenizden algılamanız esasken şunu şöyle yapmalısın deme hadsizliğinde bulunayım. Olan vardır ve olandan ibaretiz. Kalanı safsata.
Alıntı
İçsel DevrimJiddu Krishnamurti · Omega Yayınları · 2012196 okunma
zargana ve başka hiçler
Puan vermedi
Zargana Başlangıçta komayı başkahraman sanarken zo giriyor devreye ve hikaye evsiz olması muhtemel bi çocuktan bahsederek evrimine başlıyor. Bir bölüm şimdiki zaman ve bir bölüm de geçmişteki zarganadan bahseden hikaye karakterlere dair başta kimsenin dikkatini çekmeyecek detaylar dolayısıyla ete kemiğe bürünüyor çünkü detaylar bazen farkında olmadan aklımıza kazınır. Zargananın psikiyatrik incelemesine gerek gayet aklı başında birisi ne istediğini biliyor ve kendini yormayacak kadar çok parası var Parası neyse verip yaşamaktan imtina ettiği yada yaşarken sonuç istediği gibi olmadığı her senaryoyu satın aldığı tanrı yapımı kuklalara oynatıyor. LSDli bi tarikattan üniversitede anarşik örgütlenme martavalıyla ortaya çıkmış bir “HİÇ” e oldukça smooth bir kayma yaşanıyor. Belki de hikayedeki en çok dikkatimi çeken kişi Ira yani Ben Moore du. Tarikatındaki herkese aptal olmayı öğütleyen bu karakter bi nebze de olsa dürüst bi tarikat lideri kanımca. zeka kınından çıktıktan sonra işlevselliğini yitiren keskin bi kılıç çünkü insan taşı oyup sanat eserleri yaratabilecekken sadece egosuyla ve sosyal hayatta var olmaya çalışarak potansiyelini hiç ediyor. Aptallık güçtür Ben Moore da yansıması. Aşk diye bir şey var Betty ve Zargana Berlini aşklarına kurban ederek bunu onlara tecavüz etmiş dünyaya kanıtlıyorlar. Para her şeyi satın alır ama şans her zaman aşktan daha yüce daha bilgedir.
1000Kitap
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma