Çok eğlenceli bir kitap okudum. Hastalık hastası üç arkadaşın, bulundukları ortamdan biraz uzaklaşmak adına, kayıkla Thames Nehri’ne açılmaya karar verdiklerinde başlıyor maceraları. Zaman zaman çok güldüm. İnce bir mizahı var. Ve yazar kitabın bazı bölümlerinde İngiltere ve İngiltere’ye ait olan bir takım olguları anlatırken, hem öğretici davranmış, hem de biraz ülkeyi yererek sizi düşünmeye sevk ediyor. Bir klasik olmasına rağmen, derin bir edebiyat ile karşılaşmıyor, fakat çok keyif alıyorsunuz.
Kitabın son sayfasını kapadığımdan beri, Şükran Yiğit ile neden bu kadar geç tanışmışım diye hayıflanıyorum…Uzun zamandır bu kadar akıcı, bu kadar naif, çok sakinmiş gibi gözüken, ama çığlıklar atan bir roman okumamıştım…