O hep kendi içine bakıyor, bu karanlık kaosu gördügüne şaşırarak, içinde böyle bir şey barındırmadığı için kafası karışarak, ama inanılmaz varlığını kabul etmeye çalışarak bakıyor.
“Ben bir kağıdım. Kırılgan ve ince. Güneşe tutulurum ve o içimde parlar. Üzerime yazılır ve bir daha asla kullanılamam. Bir tarihtir tüm bu çizikler. Bir hikâye. Başkalarının okuması için bir şeyler söyler ama okuyanlar yalnızca sözcükleri görür, neyin üzerine yazıldıklarını değil. Ben bir kağıdım ve benim gibi pek çokları olsa da hiç birı benzemez bana. Kat yerlerim var benim. Oyuklarım var. Islatırsan eririm. Ateşe verirsen yanarım. Sert ellere verirsen buruşurum Parçalanırım. Ben bir kağıdım. Kırılgan ve ince."