"Dün seninle konuşurken bir çocuk gibi içten ve ciddiydim; sen de bir anne gibi anlayışlı ve ciddiydin, her şey böyle sürüp gidebilirdi, sadece yazmamamın sebebini öğrenmen gerekiyordu, hasta olduğunu, yattığını düşünemezdim sürekli, küçük odanda, dışarıda sonbahar yağmuru, sen yalnızsın, ateşin var."
"Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor.”
"Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazan hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.”
"Elbette hayat senin için hiç de kolay geçmiyor, bunu hepimiz biliyoruz. Bir insanın kaderi, dağdaki patika gibidir: Bazen çıkar, bazen iner, bazen de dibi görünmeyen bir uçurumun başına gelip durur."