Tamamen tesadüf eseri okumaya başladığım bir kitap oldu. Uzun süre dışarıda beklemem gerekiyordu ve ben de bu kitabı seçtim okumak için, iyiki de seçmişim. Kitap, başarılı bir beyin cerrahının genç yaşta kansere yakalanması üzerine cerrahın ağzından yazılmış. Yani baştan sona yazarın hayatı okumuş gibi oluyoruz. Ben sonuna kadar çok etkileyici bir hayat olduğunu düşünüyorum. Gerek yazarın kitaplara ilgisi, gerekse mesleği tercih etme nedeni beni çok etkiledi. Çok fazla sayfada, satırda ağlamak istedim ne yazık ki kitabı bit kafede okuyordum ve kendimi tutmak zorunda kaldım. Kitabın dili de oldukça hoştu bence. İnsanlarla olan ilişkilerini, kendi düşüncelerini, fikirlerini ve de başka yazarlardan alıntıladığı cümleleri çok güzel bir şekilde aktarmış yazar. Bu yüzden oldukça fazla yer işaretledim kitapta. Kitap bittikten sonra kafamda çok fazla düşünce yığıldı. Yazar, önünde daha yılların olacağını düşünerek yaşadı,hangimiz öyle yapmıyoruz ki?, ancak kanserle birlikte yapmak istediği şeyleri birkaç yıla sığdırmaya çalıştı. Peki ya ömrü daha uzun olsaydı? Kim bilir daha birçok insanın hayatını kurtaracaktı. Kendime de yöneldi bu düşünceler. İstediğim her şeyi yapabilecek kadar uzun bir ömre sahip miyim acaba? Gerçi zaman aktıkça orantılı olarak da yapmak istediğim şeyler de artış gösterir, bir dur noktası var mıdır ki? Sonra düşündüm, ne kadar olduğunu bilmediğim bu ömrü istediğim gibi, güzel ve en az pişmanlık duyacağım şekilde geçiriyor muyum? Ya da böyle bir şey tamamiyle mümkün mü? Kafamda bu soruları döndüren bu kitap, son nefes havaya karışmadan okunmalı. Keyifli okumalar!