Hiç mahalle çocuklarının oynadığı bir viranelikten süslü bebek gibi küçük bir kız geçerken tesadüf ettin mi? Bütün o kaldırım çocukları o küçük nazlı kızın zarafetine karşı duydukları kıskançlıkla birden nasıl tutuşurlar, nasıl arkasına düşerler, bağırırlar. İçlerinde taş atan, söven, hatta güzel esvaplarının eteklerine sarılan azgınlar olur. Bu insanlarda tabii bir histir. İşte senin yazıların basın sahasından geçerken bu yolda haset yaygaralarına rastlıyor, o kadar... o küçük bebek gibi ağlayarak eve mi kaçacaksın? Emin ol ki pencerelerden seyredenler için o çocuklar arsız, hayâsız çocuklardan başka şeyler değildir.
Bana böyle geliyor ki seni bu kadar perişan eden şey çalışmaktan korku değildir, hayatın henüz bilmediğin bir şeyine biraz vaktinden evvel rastlamandır. Yalnız bundan ibaret...