Saliha Tıkıçoğlu Pak

Saliha Tıkıçoğlu Pak
@stkcoglu
66 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
“İki çocuk arasındaki ideal yaş farkı sizce ne kadar olmalıdır?”
Bana sorarlar sık sık. “ Çocukların doğumu kısa zaman arayla birbirini mi izlemeli, yoksa doğumları arasında birden çok yıl mı bulunmalıdır?” derler. Deneyimlerime dayanarak konuşmak istersem, iki çocuk arasındaki en ideal yaş farkı üç yıl olmalıdır. Bir kardeşi dünyaya geldiğinde üç yaşındaki bir çocuk biraz toplumsallık duygusuyla davranacak konuma gelmiştir artık.
Reklam
Aileden Kaynaklanan Etkiler
Buna göre annenin iki ayrı ödevi vardır: Birincisi, kendi şahsında güvenilir bir insan varlığıyla çocuğu ilk kez yüz yüze getirmek, ikincisi çocuğun kendisine karşı duyduğu bu güven ve dostluğu tüm insanları içine alabilecek gibi genişletmeye istekli ve yetenekli olmaktır.
Toplumsallık Duygusu
Ve gerçekten toz kondurulamayacak bir evlilik böyle bir çocuk için büyük bir sorun oluşturabilir, annesinin babasına nasıl bağlı olduğunu görmek kızdırabilir kendisini. Annesinin bütün ilgisini kendisine yöneltmesini ister, kendisinden başka birini sevmesini hoş karşılamaz. Mutlu evlilikler çocuklar için kötü, mutsuz evlilikler ondan da kötüyse, ne yapmalıyız peki? Yapacağımız şey işin başından başlayarak çocuklarımızı toplumsallık duygusuna sahip olacak gibi eğitmek, onları da evlilik ilişkilerimizin içerisine çekip almak, anne babadan yalnızca birine sarılıp kalmalarının önüne geçmektir.
Ancak üstünlüğü kendilerine amaç edinen ve “asla güçsüz olmamalıyım, asla kendimi tehlikeli durumlarla karşı karşıya bırakmamalıyım” diyen insanlardır ki bir başkasına sevgiyle bağlanmaktan kaçarlar. Bu gibileri sevgiyi yanlarına yaklaştırmayacak gibi kendilerini eğitir, sevgiye hiçbir zaman gereği gibi hazırlıklı durumda bulunmazlar.
Bir aslan kafesinin önüne geldiklerinde çocuklardan biri annelerinin arkasına saklanarak şöyle der: “Eve gitmek istiyorum.” Olduğu yerden kıpırdanamayan ikinci çocuk ise benzi sapsarı kesilip titreyerek: “Hiç korkmuyorum, ama hiç!” der. Aslana dik dik bakan üçüncü çocuk ise annesine dönüp: “ Yüzüne tüküreyim mi şunun?” diye sorar. Gerçekte üç çocuğun üçü de aslan karşısında bir yetersizlik duygusuna kapılmış, ama her biri içindeki duyguyu başka biçimde, kendi yaşam üslübuna uygun olarak bunu dile getirmiştir.
Reklam