...Son sigarasının bulunup içildiğini fark ettiği bir kış günü,
ağzından ne çıktığı anlaşılmayan boğuk bir feryatla bağırıp
çağırıyor, gitarını kapıp ceketini de unutarak evden fırlıyor.
Minibüse verecek parası olmadığı için Taksim’e kadar yürü-
yor... Kılıfa atılan ilk parayla karşı büfeden bir sigara alıyor,
elleri titreyerek paketi açıyor, gelip geçenlere aldırmadan,
kalabalık sokağın kenarında oturup dumanı içine çekiyor...
Kaset ve kitaplarını; Cobain’lerini, Nietzsche’lerini bile Beşiktaş
Parkı’nda yere serip satmış.
Aşağılık kompleksli burgerci müdür, onun okullu bir
kaptan adayı olduğunu duyunca ha bire tuvaletleri paspaslatıyor...